Endüstri 4.0 için Nesnelerin İnterneti… Orta Doğu’da Bilişim… Akıllı Robotlar ve İşsizlik… Hindistan Uzayda…


DÜNYA PENCERESİ

Osman Coşkunoğlu

Bu köşede dünyada olup bitenlerden bilişim sektörünü, bilgi toplumu ve bireyini ilgilendiren, önemli gördüğüm güncel gelişmeleri kısa kısa paylaşacağım. İlgilendiğiniz konuda, ayrıntılar için referanslar veriyorum. Fikirden çok bilgi...

 

ENDÜSTRİ 4.0 DENİNCE AKLA İLK GELEN, MAGAZİNSEL KAVRAMLAR, YANİ OTOMASYON, AKILLI ROBOTLAR VE İNSANSIZ FABRİKA OLUYOR. Oysa, Endüstri 4.0’ın genel kabul gören tetikleyicisi ve olmazsa olmaz teknolojik altyapısı endüstriyel nesnelerin internetidir (ENİ). Nesnelerin interneti (Nİ) birey ve toplum için neyse, ENİ de sanayi için aynisi denebilir. Yarattığı müthiş potansiyelleri yanında, ENİ’nin önündeki en büyük engel, siber-güvenlik ve ilgili mevzuat. Nitekim, Haziran başında gerçekleşecek olan, Avrupa’nın en büyük Nİ etkinliğinin teması: “Endüstri 4.0’ın ön koşulu siber-güvenliktir.” Ürününü satmak isteyen farklı firmalar farklı yöntemleri pazarlasa da, siber-güvenliğe bölük pörçük ve cihazdan cihaza farklı bir şekilde yaklaşılmamalı.  Fakat, ürün ve hizmet satan firmalardan bağımsız olarak geliştirilmiş bir standart yoktu ortada. İşte bu eksiği gidermek için Industrial Internet Consortium (IIC) geçtiğimiz ay bir rapor yayımladı: Industrial Internet Security Framework Technical Report (Endüstriyel İnternet Güvenlik Çerçevesi Teknik Raporu). Uluslararası teknoloji firmalarından ve üniversitelerden oluşan 25 kuruluşun hazırladığı rapor ücretsiz indirilebilir. Bu vesileyle dikkatimi çekti: Intel’den Çin’deki üniversiteye, Yunanistan’daki bir teknoloji derneğine kadar çok sayıda kurumsal üyesi olan IIC’ye Türkiye’den tek bir firma, kuruluş, üniversite üye olmamış. Ama, ülkemizde Endüstri 4.0 kavramının kullanışındaki üssel artışı iyi bir gelişme sananlar var.

***

BAZI ORTA DOĞU ÜLKELERİNDE BİLİŞİM ALANINDA CİDDİ HAMLELER VAR. Birleşik Arap Emirliği (BAE), Dubai’deki akıllı şehir projesi ile dikkat çekmişti. Akıllı devlet projesi için ise esneklikten yoksun, işlevsel silo gibi olan veri merkezleri ve ağ altyapısı yetersiz kalıyordu. BAE Altyapı Geliştirme Bakanlığı girişimleriyle, veri merkezi sunucularının %90’ı sanallaştırılarak konsolide edildi ve ağ altyapılarında da önemli gelişmeler gerçekleştirildi. Bu vesileyle, Türkiye’de hükümetin veri merkezlerine ilişkin ilk politika açıklamasını geçtiğimiz Kasım’da yaptığını ve bu politikanın da tartışmalı olduğunu hatırlayalım. Fiber altyapımızla ilgili duruma hiç değinmeyeyim.

Geçen hafta, Elon Musk ile BAE yetkilileri arasında imzalanan anlaşmaya göre Temmuz’da 400 Tesla sürücüsüz otomobil Dubai’de olacak. Dubai caddeleri, deneme bağlamında, sürücüsüz arabalarla geçen Eylül’de tanışmıştı. Temmuz’da Dubai’ye gidenler sadece sürücüsüz araba ile değil, tek kişilik pilotsuz drone ile de gezebilecek.

Bir diğer Orta Doğu ülkesi, Suudi Arabistan da sadece petrole bağımlı kalmamak istiyor. İş dünyasının gelişmesini sağlamak, inovasyonu desteklemek için, büyük veri analitiğine odaklanıyor.

***

AKILLI ROBOTLAR BİR YANDAN HAYRANLIK BİR YANDAN DA ENDİŞE YARATMAYA DEVAM EDİYOR. Bill Gates, Elon Musk ve Stephen Hawking endişeli grupta yer alıyor ve hızla ciddi boyutta işsizlik yaratılacağını iddia ederken, şimdiden gerekli politikaların geliştirilmesi için uyarıda bulunuyorlar. Obama da, veda konuşmasında işsizliğin nedeni olarak otomasyonu gösterdi. Dünya Ekonomik Forumu’nun 3 Şubat’ta yayımladığı son raporu da, ortaya çıkacak işsizliğin ciddiyetini gösteriyor. İşsizliğe çözüm olarak, Bill Gates geçen hafta yaptığı açıklamada robotlardan da vergi alınmasını önerdi. Böylece, otomasyonun geçici olarak biraz yavaşlatılacağını ve işsiz kalanlara yeni iş alanı açmak için fon yaratılacağını öne sürdü. Elon Musk’ın önerisi ise, çalışıyor veya işsiz, her bireye evrensel temel gelir (vatandaşlık maaşı da deniyor) bağlanması.

Öte yandan, geçen hafta New York Times’da Yayın Kurulu imzasıyla çıkan bir yazıda, istihdam sorununun robotlardan değil, politikacılardan kaynaklandığı ileri sürülüyor. Teknoloji sayesinde elde edilen refahtan işçilerin pay almasını sağlayan politikalar desteklenmediği için, artan eşitsizlik içerisinde işçiler kendilerini daha iyi işler için eğitemedikleri için gereksiz duruma düştüler görüşü savunuluyor.

Bu arada, evrensel temel gelir uygulamasının sınırlı bir denemesi, Ocak ayında Finlandiya’da başladı. Rasgele seçilmiş 2,000 işsize, 2 yıl boyunca ayda 560 Euro ödeme yapılacak. Fakat, Finlandiya’nın 1 milyon üyeli, en büyük sendikası SAK’a göre bu uygulama işsizliği ve tembelliği teşvik ediyor.  Tabii, Finlandiya deyince akla ilk gelen artık Nokia değil, eğitim. Nitekim, evrensel temel gelir konusu Finlandiya’da eğitimde hemen yerini almış.

***

HİNDİSTAN DENİNCE, BİLİŞİM ÇEVRELERİNDE AKLA İLK OLARAK YAZILIMDAKİ BAŞARILARI GELİR. Doğru, fakat NewsWeek’de 2014’de çıkan bir yazı, bilişim teknolojileri ve yazılımdaki başarı altyapısı sayesinde Hindistan’ın uzay gibi daha üst teknolojilerde de iddialı olduğunu öngörmüştü. Nitekim, 2016’da uzaya 20 uydu birden gönderen Hindistan, 15 Şubat günü, 18 dakika içerisinde uzaya 104 uydu birden gönderdi. (YouTube’dan izleyebilirsiniz.) Saatte yaklaşık 28 bin kilometre hızla giden fırlatma aracının (Polar Satellite Launch Vehicle) birkaç saniye arayla gönderdiği uyduların, birisi 730 Kg ikisi 19’ar Kg olan üç tanesi Hindistan’a ait. Diğer 101 tanesi ise 4-5 Kg’lık, farklı ülkelerden ticari amaçlı küçük uydular. O hızla ve arka arkaya atılan uydular ufak bir hesap ve teknoloji hatasıyla darma duman olurlardı. Üstelik, kendilerininkiler dışındaki küçük uyduları da uzaya taşıma karşılığında, Hindistan 100 milyon dolar civarında para kazandı.

İster istemez, 17 Mayıs ve 23 Mayıs 2006’da, daha sonra 7 Aralık 2007’de TBMM’de yaptığım konuşmalar aklıma geldi. Uzay araştırmalarının önemini, bilişim sektörü için de ne kadar yararlı olacağını ve öncelikli olarak ciddiye alınması gerektiğini belirtmiştim. Üstünden 10 yıl geçtikten sonra, sadece %20’si yerli olan 70 kiloluk Göktürk1’in, uzayda 6. uydumuz olarak bizim adımıza başka bir ülkenin fırlatması ile övündük geçen Aralık ayında.

*****

Önceki Yazı Bu Kaçan Kaçıncı Tren?
Sonraki Yazı Sedef Özkan ile “Aynı Yaprakta Olmak”

Benzer Yazılar

Bilişim Sektörü Yazarlar Köşesi
Bilişim Sektörü Yazarlar Köşesi

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!