Sanayi 4.0

UFKUN ÖTESİNDE

Nezih Kuleyin

Bilişim artık çağdışı mı?

Davos’a gidenler ya da göz ucuyla da olsa orada olup bitenleri izleyenler devrim niteliğinde kabul edilen yeni bir kavramın tüm toplantıların odağına yerleştiğini fark ettiler.
Bu kavram oraya katılanlar açısından çok önemliydi ama bizim gibi kendisini bilişim toplumu misyonunun bir parçası olarak belirlemiş bir kuşak açısından o derece önemli.

Şu andaki güncel soru şudur. Bilişim Toplumunu pabucu Sanayi Toplumunun pabucu gibi dama atılmak üzere mi ve biz artık toplumsal dinamiği temsil etmiyor muyuz?

Önce bu Endüstri 4.0 ile ne kastediliyor  isterseniz ona bir bakalım.

İşin aslı bilişim devrimi  özünde üretimde etkin olan ana dinamiğin motor ve elektrik gücünden çıkarak bilgi ve iletişim ve elektronik altyapıya dönüşmesi  idi. En değerli şey değişmekte bilgi toprak ve sermayeye karşı daha etkin bir üretim aracı durumuna gelmesiyle yeni bir toplumsal kavram ortaya çıkmıştı.

Şimdi ise Nesnelerin İnterneti ve İnternet servisleri üzerinden iletişim kurma faaliyetlerinin ortaya çıkması ile kendi kendini yöneten ve bakımını yapan sistemlerin ekonomiye hakim olması  sürecine girmeğe başladığımız bunun da yeni bir devrim olduğu tezi ile karşı karşıyayız.

Ortaya çıkan bu yeni sistem diğer geçmişteki sistemlere göre daha fazla sanal teknolojilerle bütünleşik bir yapı göstermekte. Ama buna karşın makinelerin akıllanması ve makineler arası iletişimin yoğunlaşması nedeniyle de daha fazla yerelleşmektedir. Artık yürüyen sistemlerden kendi arızalarını belirleme ve tamir etme beklenilen bir davranış türüne dönüşmektedir.

Sistem kavramı doğrudan gerçek zamanlı olmaya doğru evirilmektedir. Artık bir sistemin kapalı olma ve toptan işlem yapması özellik olarak ikinci hatta üçüncül olma durumu yaratmaktadır. Hizmetlerin tamamı internet üzerinden ve anında verilir bir biçime dönmektedir. İnsanların üretime ya da üretim süreçlerine müdahale şansları her geçen gün azalmaktadır.

Modülerlik artmaktadır.

Yeni sistemler fizik ve nano teknolojinin tüm olanaklarının endüstriyel süreçlerin yönetiminde kullanılmasını öngörmektedir.

Yeni bir dünya kurulmakta bu dünya farklı nitelikte bir üretim ve eğitim sürecini bize dayatmaktadır. En önemlisi bu süreç yaratıcı insan gücüne en fazla gereksinim duyulan bir süreç olacaktır. Eğitimin niteliği ve toplumsal yaşamın kalitesi bu süreci yakalayacak ve kalkınmasını buna göre sağlayacak uluslar açısından çok önemli hale gelmektedir.

Yaratıcı zekanın en fazla ihtiyaç duyduğu iki kavram yarıştaki ulusların kaderini belirleyecek gibi gözükmektedir. Bu iki kavramdan birincisi özgürlük diğeri ise şeffaflıktır. Özgürlük sadece siyasi anlamda değil akademik yaratıcılığın geliştirilmesi olarak ta ele alınmak zorundadır. Şeffaflık  ise tüm toplum katmanlarının enerjisini sistem katmak için.

Endüstri  4.0 yaratıcı zekanın yaşamın her alanında etkisini güce dönüştürenlerin sitemidir aynı zamanda . Bu tasarımdan üretime, üretimden bakıma kadar tüm alanlarda bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Taşlar yeniden yeni bir biçimde dizilmektedir. En yaratıcı ustalar en mükemmel binaları yapacaklardır

Önceki Yazı 84. Türk Dil Bayramı Ve Türkçe Bilişim Sözlerini Geliştirme Sorunu
Sonraki Yazı Hatice, Saadet ve Ölçüm

Benzer Yazılar

Kaya KILAN

Bir Türk Dili Devrimcisini Kaybettik

Türkçe’nin kuramsal gelişimine değerli katkılar ile alanında çeşitli yapıtlar veren Emin Özdemir, Bilişim Derneği’nin Türkçe Bilişim Terimleri geliştirme çalışmalarına katkıyı da esirgememiştir.

Nezih Kuleyin - Ufkun Ötesi

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!