Bıtcoın Dolandırıcılığı: Cloud Mining ve Ponzi Siteler

Av. Gürkan Özocak, LL.M.

Köksal-Özdamar-Özocak Avukatlık Ortaklığı

[email protected]

18.01.2018

On yıla yakındır sanal dünyada dolaşımda olan, ancak özellikle son birkaç yıldır hemen herkesin hayatına girmiş bulunan bitcoin, merkezi olmayan bir finansal güç olarak, para piyasalarını, global ölçekli bankaları ve dolayısıyla büyük çaplı merkezi finans otoritelerini korkuturken, yeni bir teknoloji olarak milyonlarca kişi için heyecan yarattı. Bu yazımızda, bitcoin ve cloud mining (bulut madenciliği) üzerinden yapılan dolandırıcılık eylemlerinden bahsedeceğimizden, öncelikle kısaca bitcoin ve bulut madenciliğinin üzerinde durmamız gerekiyor.

Bitcoin, en genel şekliyle, herhangi bir kuruma, ülkeye veya kişiye bağlı olmayan (ve bağlı hale de getirilemeyen), dolayısıyla fiziki evrende herhangi bir parasal karşılığı olmamakla birlikte ülkelerin para birimleriyle alınıp satılabilen, herhangi bir üçüncü parti hizmetine aracıya gerek kalmaksızın doğrudan transfer edilebilen bir dijital para birimidir. Bitcoinler, esasen matematiksel algoritmalar olup, herhangi bir merkeze bağlı olmaksızın, A noktasından B noktasına dijital para transferi yapılabilmesini sağlar.

Bitcoin transferi için herhangi bir aracı veya komisyoncuya ihtiyaç olmadığı gibi, bu sebeple transfer masrafları da düşüktür. Bitcoin, açık kaynak kodla yazıldığından herkese açıktır, dolayısıyla sistem sahibi “bitcoin kullanan herkes” şeklinde formüle edilebilir. Bitcoinler, “miner” yani madenci denilen bir programla üretilir, bitcoin sahibi olacak kişiler de doğrudan “mining” işlemi yaparak bitcoin üretip kazanabileceği gibi, mining ile üretilen bitcoin (veya altcoinleri) borsalardan satın alma yoluna da gidebilirler. Sahip olunan bitcoinler, her kullanıcının sahip olduğu dijital cüzdanlarda saklanır, sonrasında dilenen para birimine dönüştürülebilir. Bitcoin transferi, yalnızca kullanıcıya ait, eşi olmayan bir imza ile imzalanır. Örneğin, A noktasındaki bir bitcoin B noktasına gitmek için, size özel olan (söz gelimi “2dskjuh7tgdlk89ghdmnashusn” gibi) bir adres üzerinden gönderilir. Her kullanıcının az önceki gibi iki ayrı adresi bulunur. Bu adreslerden birisi kullanıcıya özel adrestir ve kimseyle paylaşılmaz, diğeri ise alım satım için kullanılan adrestir. Kullanıcı, örneğin borsadaki bitcoinini dijital cüzdanına aktarmak istiyorsa, cüzdan hesabına giriş yaparak kendisine verilen adresi alıcı kısmına yazar ve gönderilecek miktarı seçer, böylece seçilen miktar borsadan dijital cüzdana kolayca transfer edilir.

Bitcoinlerin altcoinlere, yani farklı kripto para türlerine dönüştürülmesi de mümkündür. Bitcoin (btc), dediğimiz gibi, şifrelenmiş bir kod dizinini kullanan sanal para biriminden ibarettir. Ancak bu alana ilginin artması ile bitcoin üretmek (mining) için gereken karmaşık bitcoin algoritmalarının çözülmesi zorlaşmış ve maliyetler artmış, bu durum da farklı coin türevlerinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Farklı algoritma yapısına sahip olan yeni şifrelenmiş para birimlerine de altcoin denilmektedir. Bunlar da bir tür bitcoin benzeri şifrelenmiş para birimleridir. Bitcoin yüksek seviyede bir zorlukta madencilikle (mining) üretildiğinden, madencilik açısından zorluk seviyesi daha düşük olan ve bu nedenle daha kolay üretilen altcoinlere ilgi artmış ve bu coinler de borsalarda ciddi anlamda ilgi ve değer görür hale gelmiştir. Dolayısıyla, coin borsalarında işlem gören bu altcoinler o anki kura göre bitcoine dönüştürülebileceği gibi, bitcoinlerin altcoinlere dönüştürülebilmesi de mümkündür.

Yukarıda değindiğimiz gibi, bitcoin üretim işine kısaca “madencilik” (mining) adı verilir. Bitcoin madenciliği, hem ciddi teknik bilgi birikimine, hem de iyi bir bilgisayar sistemine sahip olmayı gerektiren, teknik açıdan zor bir yöntemdir. Bu nedenle, bitcoin sahiplerinin büyük çoğunluğu, bitcoinleri coin borsalarından edinmekte ve bu şekilde bitcoinleri bir yatırım aracı olarak kullanmaktadırlar. Zira, bitcoin madenciliği, kişinin bilgisayar sistemine ait özel donanımlar ile yapılabilmektedir. İlk dönemde işlemci (CPU) ile yapılan bitcoin madenciliği, zamanla kendinden en az 100 kat daha hızlı çalışabilen ekran kartları (GPU) ile yapılabilir duruma gelmiştir. Bu işlemi yapan kişiler, sadece madencilik için özel tasarlanmış sistemleri edinmekte ve bu şekilde bitcoin madenciliği yaparak kripto para üretmektedirler. Ancak işlemci gücü arttıkça ciddi elektrik sarfı da söz konusu olduğundan, özellikle Türkiye’de elektrik enerjisinin pahalı olduğu düşünülürse, madencilik işlemi ciddi elektrik maliyetine sebebiyet vermektedir.

Bununla beraber, zaman içerisinde bitcoinin değerlenmesiyle kripto para madenciliği arttığından ve artan maliyetlerin karşılanması güçleştiğinden, bu işi yapan farmların bir kısmı kârlarını paylaşma yoluna gitmişlerdir. Bu şekilde de cloud mining (bulut madenciliği) ortaya çıkmıştır. Cloud mining, kısaca, madencilik yapılabilmesine olanak sağlayan mining ekipmanlarıyla donatılmış sunucular üzerinden kullanıcılara kâr payı dağıtılması işlemidir. Kullanıcılar, bu yolla madencilik yapan firmalardan işlemci gücü kiralamaktadır. Bu firmaların bilgisayarları datacenter ortamında sürekli olarak açık bulunup devamlı madencilik yapmakta, yapılan sözleşme ile de işlem gücünün bir kısmını belli bir bedel karşılığında kullanıcılara kiralamaktadırlar. Firmanın işlemcileri sürekli olarak mining yaparak bitcoin üretmekte, bunun belli bir kısmını kiralayan kullanıcılar da, başka herhangi bir işlem yapmaya gerek kalmadan, üretilen bitcoinlerin kârına ortak olmaktadırlar.

Günümüzde, bitcoin ile ilgili dolandırıcılık eylemleri en sık cloud mining alanında görülmektedir. İşin teknik kısmına uzmanlık düzeyinde hakim olmayan ve bu nedenle bitcoin madenciliği yapmayan veya yapamayan kullanıcılar için, bitcoin yatırımı yapmanın iki yolu; cloud mining yapan farmlardan işlemci gücü almak veya borsadan bitcoin alımı yapmaktır. Kripto para borsalarından alınan bitcoin veya altcoinlerin artış oranları belli olduğundan, kullanıcılar “bitcoin ile en yüksek kazancı nasıl sağlayabilirim?” sorusunu sorduklarında, cloud mining yaptıkları iddiasıyla “yüksek kâr oranı verdiğini” söyleyen web sitelerine yönelebilmektedirler. İşte bu aşama, bitcoin yatırımı yapmak isteyen kişilerin dolandırıcıların tuzağına düştüğü andır. Bu “yüksek kâr” organizasyonuna “Ponzi şeması”, yüksek kâr ile bitcoin yatırımı yapılacağını söyleyen web sitelerine ise ponzi siteler adı verilmektedir.

Ponzi şeması, sisteme dahil edilen insanların, kendi yatırımlarıyla ve sonraki katılımcılardan gelen yatırımlarla ödemelerinin yapıldığı ve piramit şeklinde tabana doğru genişleyen bir dolandırıcılık yöntemidir. Bu yöntem adını 1920’li yıllarda ABD’de bunu ilk kez uygulayan ve kısa zamanda çok zengin olan İtalyan göçmen Charles Ponzi’den almıştır. Sistemin işleyişinden kısaca bahsetmek gerekirse; sistemi işleten kişi öncelikle birkaç kişiye kendisine para yatırmasını ve bu paraya çok yüksek kâr vereceğini söyler (örneğin haftalık % 10). Referans sistemiyle çalışan sisteme daha sonra eklenen kişilere de aynı şey söylenir, ikinci dalgada gelen kişilerden gelen paralarla gerçekten ilk yatırımcıların paraları ödenir. Sistem bu şekilde yatırımcı topladığı sürece katlanarak büyür ve ilk yatırım yapanların paraları vaadedilen oranlarda ödendiğinden, sistemin hedefi olan kişilerde “gerçekten paramız ödeniyor” algısı yaratılır. Bu ödeme düzeni bir yere kadar gittikten sonra, sistem ulaşabileceği en çok yatırımcıya ulaştığında ve yeni yatırımcı bulamamaya başladığında ödeme yapamaz duruma geldiğinden, sistemin kurucusu ortadaki tüm parayı alır ve ortadan kaybolur. Böylece sisteme en son giren (ve sayı katlanarak büyüdüğünden sayıca en çok olan) yatırımcıların yatırdıkları paralar sistemin kurucusunun cebinde kalır. Dahası, Ponzi şemasında ilk yatırımcılara paralar düzenli ödendiğinden insanlarda büyük bir fırsat yakalanmış izlenimi oluşturulup güven de sağlandığından, sisteme giren kişiler hem çevresindeki onlarca kişiyi sisteme katmaya çalışır, hem de paraları daha da değerlensin diye haftalık % 10’luk faizlerini de çekmeyip sistemde tutmaya devam eder, yüksek kazandıkça daha yüksek oynarlar. Bu şekilde sistemin sonu geldiğinde de parasal kayıp o denli büyük olur. Ponzi şemasının temel mantığı, yeni yatırımcıdır. Yeni yatırımcı geldiği sürece sistem katlanarak büyür, ancak yeterli ölçüde yatırımcı gelmemeye başlarsa sistem şişer ve nihayetinde patlar. Bu sistemin ülkemizin yakın tarihindeki en bilinen örneği, “Titan Saadet Zinciri”dir.

Ponzi şeması, kripto para alanında da son yıllarda en sık görülen dolandırıcılık yöntemlerinin başında gelmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, yatırımcılar “nasıl daha fazla kazanabilirim” sorusuyla, cloud mining yaptığını söyleyen ve yüksek kâr oranı dağıtan web sitelerine yönelmektedirler. İnternette sayıları her geçen gün artan bu web sitelerinde, bitcoin veya altcoin yatıran yatırımcılara günlük % 10 gibi astronomik oranlarda kâr payı dağıtıldığı söylenmekte ve bu şekilde yatırımcıların sahip oldukları kripto paraları bu sitelerde değerlendirmeleri sağlanmaktadır. Sistem Ponzi şeması üzerine inşa edildiğinden, web sitesinin hizmete başladığı ilk zamanlarda gerçekten de yatırımcılara günlük % 8, % 10 gibi çok yüksek kârlar verilmekte, böylece yatırımcı sayısı çığ gibi büyümektedir. Ancak bir süre sonra yeni yatırımcı gelişi durur durmaz web sitesi kapanmakta, böylece sitenin kurucusu son gün sistemde mevcut bulunan kripto paralarla kayıplara karışmaktadır.

Bu tip, günlük veya kısa periyodlarla astronomik kâr vaadinde bulunan web siteleri, bulut madenciliği (cloud mining) siteleri değildir. Böyle bir web sitesiyle karşılaşıldığında sorulacak ilk soru; burada bitcoin üretimi yapılıp yapılmadığı olmalıdır. Şayet sözleşme yapılan firma üretim yapmıyorsa, kâr dağıtımının yatırımcılardan alınan paralarla yapılmasından başka bir ihtimal yoktur. Çünkü cloud mining işi yapanlar, bitcoin üretimi yapar, kullanıcıya işlemci gücünün belli bir kısmını kiralar ve dolayısıyla herhangi bir sabit kazanç vaadinde bulunmazlar. Kârına ortak olduğunuz farmın yapmış olduğu madencilik sonucunda üretilen bitcoin nispetinde sizin kârınız da artmaktadır. Ancak ponzi sitelerde, madencilik yapılmamakta yani bitcoin üretilmemekte, “saadet zinciri”nin referans mantığıyla yatırımcı bulunarak, bunlardan gelen paralarla belli bir süre yeni yatırımcılara kâr adı altında vaadedilen paralar ödenmekte, ancak yatırımcı sayısı en üst seviyeyi bulduğunda sistem kapanmaktadır. Yakın dönemlerde cointellect, quantum hash, sierrahash gibi ponzi web siteleri, “cloud mining yapıyoruz” söylemiyle piyasadan çok sayıda bitcoin toplamışlardır.

Kripto para üzerinden yatırımcı çeken ponzi siteler, yatırımcılarda güven yaratmak amacıyla güvenilir ülkelerde paravan şirketler kurmakta ve “bir ticaret şirketi” oldukları izlenimi vererek daha kolay yatırımcı çekebilmektedirler. Son dönemlerde bu işler için daha çok İngiltere kullanılmakta, bu işi yapanlar İngiltere’de bir şirket kurmakta ve bu şirket üzerinden cloud mining yaptıklarını ve astronomik kârlar dağıttıklarını söylemektedirler. Örneğin, en yakın tarihli olarak sierrahash.com adlı web sitesini örnek verecek olursak; bu web sitesi, Aralık 2017 başında kripto para madenciliği yaptığını söyleyerek ve İngiltere’de kurulmuş bir şirket şemsiyesi altında iş yapmaya başlamış, Aralık ayının 17’si gibi site işleme kapanmış, önce birkaç gün çalışmayan (ancak zaman kazandırıcı) sahte bir pay out sayfası konulmuş ve bu şekilde insanlar oyalanmış, daha sonra bu sayfa da kapatılmış, site kapandığında ise yaklaşık 100 btc sistemin içerisinde kalmış ve site kurucuları 1 milyon doların üzerinde btc ile ortadan kaybolmuşlardır.

Ponzi siteler yoluyla yapılan bu eylemlerin, Türk Ceza Kanunu m. 157 vd. uyarınca Nitelikli Dolandırıcılık suçu olduğu ve faillerinin bulunması durumunda bu suçtan cezalandırılacakları, ayrıca “ponzi mağdurları”nın, dolandırıcılık suçuna konu olan paralarını hukuk davası yoluyla geri alabilecekleri tartışmasızdır. Bu kişilerin ya ilgili web sitesinin hosting firmasına ulaşıp IP bilgileri elde edilerek ya da şirket kayıtlarından yola çıkılarak tespit edilebilmesi mümkündür. Ancak ne yazık ki, yapılan işlemlerde paravan kişiler kullanıldığından, alan adı kayıt bilgileri gizli tutulduğundan veya kendilerine ulaşılmasını engelleyici teknik yöntemler kullanıldığından, her iki yolla da bu kişilere ulaşmak kolay olmamaktadır. Öyle ki, son yıllarda bu şirketlerin büyük çoğunluğu İngiltere’de kurulduğundan, Londra polisinin web sitesindeki “Dolandırıcılık ve siber suçlar”a ilişkin suç ihbarı kısmına Ponzi Şeması ile ilgili ayrı bir bölüm de eklenmiştir: https://www.actionfraud.police.uk/node/35 İngiltere’de kurulan şirketler üzerinden işlenen bu suçlarla ilgili Londra polisine suç ihbarında bulunulması ve en azından şirkete ilişkin bilgilerden yola çıkılarak faillere ulaşılması mümkün ise de, yukarıda değindiğimiz gibi, bu suç failleri kendilerini gizlediklerinden ve bu şirketleri paravan olarak kullandıklarından, gerçek faillere ve daha da önemlisi paranın gittiği yere ulaşmak çok kolay olmayacaktır.

Ponzi sitelerle ilgili en vahim hususlardan birisi ise, yatırımcıların bir kısmının bu sitelerin ponzi şeması olduğunu bildikleri hale yatırımlarına devam etmeleridir. Zira bu siteler daha fazla yatırımcı çekebilmek için ilk günlerde vadettikleri oranları ödediklerinden, çok sayıda kişi, bunların ponzi siteler olduğunu bilseler de astronomik ve kolay kazanç vaadi karşısında bu riski göze almakta ve –en azından belli bir süre- yatırım yapmaya devam etmektedirler.

Bu durumu bilip riskini alan ve buna göre ateş çemberine bile bile giren kişileri dışarıda tutacak olursak; birçok kişi ponzi sitelere, cloud mining yapıldığını düşünerek, kolay ve garanti kazanç inancıyla ve arzusuyla yatırımcı olmakta, dahası yakın çevresini de bu sitelere yatırımcı olmaya ikna etmektedir. Sonrasında ciddi mali kayıplar olması, faillerin bulunmasının zorluğu, dahası failleri bulunsa dahi ortadan kaybolan paraya ulaşmanın güçlüğü nedeniyle, bu web sitelerinin bulut madenciliği ile ilgisi olmayan, “saadet zinciri” mantığıyla çalışan ve sürekli katlanarak artan sayıda yatırımcıya ihtiyaç duyan, bu yatırımcı sayısının azalması ile de ortadan kaybolan, dolayısıyla yatırılan paranın her an dolandırıcılık konusu olabileceği ponzi siteler olduğunun yatırımcılara ve kripto para yatırımı meraklılarına anlatılması gerekmektedir. Aksi halde, kolay kazanç sevdası, sonrasında yerini büyük mali kayıplara bırakmaktadır. Emeksiz ve astronomik kâr vaadiyle bitcoin dolandırıcılığı yapılan ponzi sitelerin durumunu ise bir Rus atasözü çok iyi açıklamaktadır: “Bedava peynir, sadece fare kapanında olur.”

 

 

 

 

 

 

Önceki TBD'den B.İ.G. Kids Camp Eğitimi
Sonraki Suudi Arabistan’ın Gelecek Projesi: NEOM

Benzer Yazılar