Bu Kaçan Kaçıncı Tren?

Murat Göçe

İlk bilgisayar ülkemize benim doğduğum yıl 1960’da gelmesine rağmen , ancak 78 yılında üniversitede sadece Fortran 4.0 ile 30 satır kod yazarak uzaktan görebilen , fakat 79 yılında ise bizzat bilgisayar işinde çalışma şansı yakalayan ve artık dinazor denilebilecek nesildenim. Bir oda büyüklüğündeki bilgisayar sistemleri, bir masa büyüklüğünde ve ağırlığında disk ünitesi, kart ile bilgi girişi ve  ciltler dolusu bilgisayar kullanım kitapları gördüm.  Bu yıllarda bilgisayar sadece kurumlarda bulunan ,pek de halkın ilgisini çekmeyen sadece o yılların fantastik icadıydı. Katıldığımız İzmir uluslar arası fuarda büyük yazıcılar buzdolabı sanılmıştı.

Sonraları birden herşey değişmeye başladı ….

90lı yıllardan itibaren Bilgisayarların hayatımıza girmesiyle yakın çevremdeki insanlara şunu söylemeye çalıştım:  Bilgisayardan kaçış yok, işlerinizi bilgisayar ortamına geçirin.  Evet, şimdi bu söylem çok komik gelebilir ama o yıllarda bomba etkisi yaratıyordu. Bilgisayar kullanımına direnç gösteren eski nesiller, bilgisayardan korkan kişilerle birleşince ciddi derecede geç kalmalar yaşandı, bu firmalar ancak 2000li yılarda bilgisayar ile tanışabildi.

Benzer uyarılarımı web sitesi açma ve e-ticarete geçme konusunda yapmaya çalıştım. Özellikle rulman sektöründeki dostlarımı uyarmaya çalıştım. Direnç büyüktü, çok geç kaldılar.  Akabinde uyarılarımı virüsler konusunda yaptım, neredeyse tüm ülkeyi turlayarak, gittim tek tek bilgisayar firmalarına, üniversitelerde öğrencilere, belediye etkinliklerinde izleyenlere anlatmaya çalıştım. Ransomware (şantaj) tehditini söylediğimde yıl 2005di.  Virüs konusunda gereken ilgiyi görmek yine yavaş ama 4 seneyi buldu, Ransomware daha yeni yeni gündeme gelmeye başladı.

Bitti mi,  hayır. Bugünlerde ikna çalışmalarını IoT ve M2M için yapmaya çalışıyorum. Endüstri 4.0 dalga dalga geliyor , hazırlıklı olmalıyız diyorum. Artık ikna şansım fazla çünkü bu konuda çok fazla etkinlik yapılıyor,  benden çok daha bilgili uzmanlar makale üstüne makale yayımlıyor, etkinliklerde konuşuyor. Artık insanların ilgisini çekebiliyoruz ama sanayi yani üretim yapanların?  Bence ilgi var ama aksiyon yok, hala bekliyorlar.

Halbuki Bilişim zirvesinde bu konuda konuşan Alman Devi firmanın yöneticisin görevi IoT ,M2M ve Endüstri 4.0  Yöneticisiydi, Avrupa’da o derece bu konu yakından takip ediliyor, umarım bizde de adaptasyon bu defa kolay olur. Çünkü araştırmalara göre Endüstri 4.0 trenine atlayamazsak, 20 yıl sonra Türkiye birçok endüstri konusunda bütün avantajlarını kaybedecek.  2023’te ilk 10 büyük ekonomiye girmeyi düşünürken ilk 20’den çıkabiliriz

Özetle ve şakayla

90lı yıllarda Bilgisayara geçin dedim dinlemediler

Web sitesi açın, e-ticaret üzerinden satın dedin, yapmadılar

2000 başlarında Virüsler bireyler, kurumlar , ülkeler ve hatta insanlık için tehlikelidir, tedbir alın dedim almadılar

Şimdi Endüstri 4.0’ı yakalayın diyorum, bu defa bu treni kaçırmayacağımıza inanıyorum

Güvenli mutlu günler dilerim.

Önceki Yazı “14. eTürkiye Ödülleri’’ne Başvurular Başladı
Sonraki Yazı Endüstri 4.0 için Nesnelerin İnterneti... Orta Doğu'da Bilişim... Akıllı Robotlar ve İşsizlik... Hindistan Uzayda...