“Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (ENİ) Konusunda İçimize Kapanık Kalamayız”

DÜNYA PENCERESİ

Osman Coşkunoğlu

[email protected]

Bu köşede dünyada olup bitenlerden bilişim sektörünü, bilgi toplumu ve bireyini ilgilendiren, önemli gördüğüm güncel gelişmeleri kısa kısa paylaşacağım. İlgilendiğiniz konuda, ayrıntılar için referanslar veriyorum. Fikirden çok bilgi…

Endüstriyel nesnelerin interneti… Her sektörde blok zinciri… G. Kore Başkanı Endüstri 4.0 konusunda… Teknolojiye hayal gücüyle de…

15 Ekim 2017

ENDÜSTRİYEL NESNELERİN İNTERNETİ (ENİ) KONUSUNDA İÇİMİZE KAPANIK KALAMAYIZ

Endüstri 4.0’ın omurgası olan ENİ’nin dünyada güvenli hızlı bir şekilde gelişmesini misyon edinmiş Industrial Internet Consortium’u (IIC) önceki yazımda tanıtmıştım. Dünyanın hemen hemen her köşesinden bu konsorsiyuma üye olmuş çok sayıda kuruluş varken, Türkiye’den üye olmadığını da belirtmiştim.

IIC ve Endüstri 4.0 kavramını ortaya atan Almanya’nın Industrie 4.0 platformunun beraberce düzenledikleri “IIOT World Tour Event” etkinliğinin üçüncüsü 15 Eylül günü Singapur’da gerçekleşti.  Standartlar ve sınama ortamları (testbeds) üzerine ülkeler ve şirketler arası görüş alışverişleri yapıldı. Özellikle dikkatimi çeken, IIC’nin geliştirdiği sınama ortamları. Yenilikçi ENİ projelerinin uygulanabilirliğini sınamak için yararlı olan bu ortamları kullanabilmek için IIC üyesi olmak gerekiyor. Bu etkinliğin dördüncüsü Aralık başında, Kaliforniya’da gerçekleşecek.

ENİ konusunun ne kadar önemli olduğunu TBD Genel Başkanı Rahmi Aktepe ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. Uluslararası gelişmelerden soyutlanarak, içe kapanarak. ülkemizde ENİ uygulamalarında etkin, yenilikçi ve güvenli gelişme gerçekleşmesi beklenmemeli. IIC’ye ülkemizden bir üniversitenin veya bir STK’nın üye olması çok yararlı olur. Hatta, Güney Kore’nin bu ay yaptığı gibi bir Nİ Haftası düzenlenebilir.

HER SEKTÖRDE BLOK ZİNCİRİ KULLANIMI PATLIYOR

Kısaca şifrelenmiş işlem takibi sağlayan bir ademi merkezi veri tabanı olarak tanımlayabileceğimiz blok zinciri her ne kadar Bitcoin’in altyapısı olarak geliştirilmiş bir teknoloji olarak bilinse de, sanal para dışındaki alanlarda kullanım potansiyeli de artık anlaşılıyor. Sanatkarlar, yarattıkları müziği, blok zinciri kullanan Mycelia sistemi ile koruyup satıyorlar. Böylece daha adil bir ödeme ve paylaşım sağlanabiliyor. “Her ürünün bir hikayesi var” mottosuyla ortaya çıkan İngiliz şirketi Provenance, bir tedarik zincirinin güvenilir ve saydam olmasını sağlayabilmek için blok zinciri uygulaması geliştiriyor. Örneğin, balık nerede, nasıl yakalandı ve hangi süreçlerden geçtikten sonra satış noktasına geldi sorularının güvenilir yanıtları saydam bir şekilde izlenebiliyor. Böylece yasa dışı avlanma, balıkçılıkta köle işçilik ve sağlıksız paketleme gibi sorunlar önlenebiliyor. Sony, geçtiğimiz Ağustos başında, kişinin eğitim geçmişi verilerini kaydeden ve işleyebilen bir sistemi blok zinciri kullanarak geliştirdiğini ve ticarileştirmek için eğitim kurumlarıyla ilişkiye geçtiğini açıkladı. Böylece, kişinin eğitim geçmişi üzerinde sahtekarlık yapılması önlenebilecek ve veriler işe alma görüşmelerinde kullanılabilecek. Hükümetlerin hem demokrasiyi daha geliştirmek için hem de yurttaşa daha etkin hizmet verebilmek için blok zinciri kullanımının en güzel örnekleri Estonya’da. Dubai ve Hindistan da iddialı blok zinciri girişimlerine başladı.

Geçen hafta G. Kore’de bir toplantıda konuşan, Dünya Ekonomik Forumu’nun Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi başkanı Murat Sönmez, blok zincirinin yaratacağı değişimin, son 30 yılda webin yarattığından daha fazla olacağını iddia etti. Ülkemizde ise, blok zinciri uygulamaları ve farkındalığı çok sınırlı. İnovasyona ve bilişim sektörümüzün gelişmesine önemli bir itici güç olabilecek bu teknolojiyi şirketlerimizin ve devletin talep etmesi için daha iyi anlamaları gerekiyor. TCMB’nin kurduğu blok zinciri çalışma grubu bir başlangıç olabilir.

KORE BAŞKANI ENDÜSTRİ 4.O KONUSUNDA HIZLI DAVRANIYOR

Güney Kore başkanlık seçimlerinde, adayların tartışma konuları arasında Endüstri 4.0’a nasıl yaklaşılacağı da vardı. Seçimi kazanan Moon, hızla Dördüncü Sanayi Devrimi komitesini kurdu. Komitede, hükümetten 5, üniversite ve iş dünyasından 20 temsilci var. Komite, teknoloji, sosyal inovasyon ve işletme alanlarında çalışma yürütecek üç takıma ayrılacak. 11 Ekim günü, komitenin ilk toplantısında, başkan Moon “Hükümetimizin diğer politikalarında olduğu gibi, Dördüncü Sanayi Devrimi politikalarına da insan odaklı olmalı” dedi. Moon’a göre, insan odaklı bir ekonomi üç unsur etrafında oluşur: istihdam ve gelir artışı, inovasyona dayalı büyüme, adil ekonomi. Nesnelerin interneti, yapay zeka, büyük veri ve 5G alanlarının hızla gelişmesi için yatırımlar yapılacağını ve 2018’de dünyada ilk 5G kullanan ülke olacağını ekledi. Sonunda da, sürücüsüz otomobil, akıllı fabrika, akıllı kent, insansız hava aracıyla ilgili endüstri ve yeşil enerji alanlarında yapılacak gelişmelere yoğun destek verileceğini belirtti.

Bilim ve Bilgi Teknolojileri bakanı Yoo, ileri teknolojilerin sadece endüstri üzerinde değil, istihdam ve yaşam kalitesi üzerinde olası etkileri ile ilgili konuştu. Gelir dağılımındaki eşitsizlik gibi olumsuz etkileri vurguladı.

Moon’un Endüstri 4.0 ile ilgili seçim vaatlerini hızla yerine getirmesi ve konuya yaklaşımı genel olarak olumlu karşılandı.

TEKNOLOJİYE HAYAL GÜCÜYLE DE YAKLAŞMAK GEREKİR

Türkiye’de insanımızın hayal kurma konusunda zayıf olduğunu Intel ile Bright Futures araştırması ortaya koymuştu. Oysa, başarılı girişimciler ve şirketler, hayal gücünü geliştirebilenler arasından çıkıyor.

Elon Musk, Mark Zuckerberg, Bill Gates gibi teknolojinin dev isimlerin roman okumaya  düşkün olduğunu biliyoruz. Hatta, özellikle bilimkurgu romanlarından esinlenebildikleri de görülüyor. Dünyanın en zenginlerinden Warren Buffet’a başarısının sırrı sorulduğunda “Günde 500 sayfa okumak” diye yanıt verdiği de bilinir. Kitap okumak, bilgilenmek yanında hayalgücünü de geliştirir. İnternetten, sosyal ağlardan kısa okumalar her ne kadar beynimizde dopamin etkisi yapsa da, beynimize ve hayalgücümüze kitabın sağladığı yararı veremez.

Sadece bilimkurgu yazarları değil, fütüristler de şirketlerin anlamlı hayaller geliştirmelerine yardımcı olabiliyor. Financial Times’da 2 Ekim’de çıkan ilginç bir yazıya göre, Volkswagen,  Hersheys, Capital One bankası gibi çok farklı şirketler fütüristlere danışarak, kaotik ve kafa karıştıran gelecek ile ilgili düşünceler geliştiriyorlar. İyi bir fütürist geleceği tahmin etmeye kalkışan bir falcı olmaya soyunmaz. İhtimal hesapları da yapmaz. Olabilecekler ve ortaya çıkabilecek olanaklar, fırsatlar üzerine düşünmeyi sağlarlar. Böylece, gelecekte olabilecekler hakkında farkındalık yaratıp, şirketlerin adapte olabilmeleri için neler yapmaları gerektiği üzerine görüşler geliştirmelerine yardımcı olurlar. Kimi fütüristler bilimkurgu yanında sosyal bilimler ve insanı anlamak üzerine okur, çalışmalar yapar. Kimileri de sistematik öngörü metodolojileri ile çalışır.

Benim şu sıralar yakından takip ettiklerim arasında önde gelenler, “Technology vs Humanity” kitabının yazarı Gerd Leonhard ile tarihçi olarak “Sapiens”i yazan, ama fütürist gibi “Homo Deus”u da yazan (yeni kitabı da 2018 Ağustos’unda çıkacakmış) Yuval Noah Harari.

 

 

 

 

Önceki Yazı Dijital Hastane Eşittir Kağıtsız Hastane Mi?
Sonraki Yazı TBD’nin Geleneksel “Kamu-BİB” Toplantılarının Bu Yılki Teması “Dijital Devlet”

Benzer Yazılar