Söyleşi: Metaverse ve iNFT&NFT Danışmanı Aybars Dorman, “Metaverse” İnternetin Ötesi mi?

 

Metaverse kavramını anlamadan önce Kar Kazası (Snow Crash) romanının okunması gerektiğini ifade eden Aybars Dorman; “sınırlarımız neredeyse hiç kalmadı, dünya küresel (global) bir kasaba haline gelmişken, sözkonusu kavramın kendini gerçekleştirmesini artık internetin kendisinin bile durduramayacağını” vurguladı.

Son günlerde adını sıkça duyduğumuz, teknolojinin gündeminde olan sözkonusu kavram artık merak edilen konular arasında yer alıyor. Kelime anlamıyla ilk kez bilimkurguda kullanılan bu kavram, “ötesinde” anlamına gelen “meta” ve “evren” ön ekinin birleşimi.

 Biz, TBD olarak, “metaverse” kavramına Türkçede “gerçekötesi” ve “sanal evren” karşılıklarını önerdik.

Bu kavram, sanal dünyanın içerisine girmemize olanak sağlayacak. İnsanlar bu sanal dünyada kendi avatarları (sanal kişileri) ile alışveriş yapabilecek, araziler, binalar alıp satabilecek, arkadaşlarıyla dolaşabilecek, binaları ziyaret edebilecek, mal ve hizmet satın alabilecek ve etkinliklere katılabilecekler.

Gerçeklik algımızın değişeceği, etkileşimlerimizde hiçbir kısıtlamanın olmayacağı mucizevi bir dünyaya atım atacağız gibi görünüyor.

Heyecan dolu bu sanal dünya hakkında tüm merak ettiklerimizi “Metaverse ve iNFT&NFT Danışmanı” Aybars Dorman’a sorduk.

Arzu Kılıç

TBD Yayın Kurulu Üyesi

Arzu Kılıç: Nereden çıktı bu “Metaverse” kelimesi, “Metaverse” nedir?

 

Aybars Dormen: Aslında bu kavram uzun zamandır hayatımızda; Neal Stephenson (1992)’ın ünlü bir romanı “Snow Crash” ile ilk kez ortaya çıkıyor. Sonrasında çeşitli filmlerde, dizilerde, makalelerde, oyunlarda ve animelerde (canlandırmalarda) kendisine oldukça çok yer bulan bu kavram şimdilerde ise sanal para ve blokzinciri uygulamalarıyla tüm dünyada önemli etkiler bırakmaya başladı.

“Metaverse” gerçek zamanlı, kalıcı ve 3-B (Üç-Boyutlu) dünya ve simülasyonlardan (benzetimlerden) oluşan, kimlik, nesne, geçmiş, finans ve yetki gibi olguları etkinleştiren/kullanabilen geniş bir ağ:

  • Sanal konumlardan oluşur,
  • Fiziki bulunma hali gerektirmez,
  • Kullanıcılar eş zamanlı olarak var olur.
  • Özetle; Meta + Universe (Evren) = Metaverse diyebiliriz.

A.K.: Nasıl çalışıyor? Hangi alanlarda kullanılacak?

A.B. : Gerekli ana unsurlara bakacak olursak: İnternet, akıllı kontratlar, merkeziyetsiz cüzdanlar, medya ve kullanımı için açık standartlar, yazılım ve kodlamalar için açık standartlar ve artırılmış gerçeklik donanımı. Çalışma mekanizmaları metavarse çeşitlerine ve evren kurallarına göre değişkenlik göstermekte. Ancak iki önemli değişmez öğe mevcut. Birincisi, kullanıcılar istedikleri avatarı (sanal kişiyi) seçmekte özgür olacak. Diğeri ise, çoklu aygıt erişimi. Yani istediğiniz herhangi bir aygıt üzerinden VR (Sanal Gerçeklik), akıllı telefon, tablet, bilgisayar gibi birçok farklı aygıt ile kendinize ait “avatarınız” ile “metaverse”e dahil olabileceksiniz.

Oyun, eğlence, sanat, eğitim, keşif, sanal emlakçılık, moda, iş dünyası, spor ve etkinlik düzenleme gibi birçok farklı kullanım alanı mevcut.

Sanal ve gerçek dünyalar o kadar iç içe geçmiş durumdaki kullanıcılar her iki ortamda sanal kimlikleri yardımıyla eş zamanlı olarak var olabilir

A.K: Sanal gerçeklik teknolojileri ile aynı mı? Bunlar hayatımızı nasıl şekillendirecek?

A.D. : Teknoloji dünyasında son dönemlerin en çok konuşulan konu başlıklarından biri hangisidir? diye sorsak herhalde bu satırları okuyanların büyük çoğunluğu “Metaverse” cevabını verecektir. İşin ilginç yanı “Metaverse” öylesine kapsayıcı bir terim haline geldi ki AR/VR (Artırılmış Gerçeklik/Sanal Gerçeklik) uygulamalarından, çevrimiçi (online) oyunlara, NFT (A non-fungible token) tabanlı sanat eserlerinden, Merkeziyetsiz Finans (DeFi) çözümlerine ya da 5G teknolojisine kadar farklı birçok alanda sıkça anılmaya başlandı.

İlk kez 1992 yılında “Snow Crash” isimli bilimkurgu tarzı romanda yer alan ve bir tür sanal gerçeklik evreni olarak tasvir edilen “Metaverse”, AR/VR uygulamalarının yaygınlaşması ve “Ready Player One” filminin yarattığı heyecan sonrasında tekrardan gündeme geldi.

Sanal ve gerçek olanın eş zamanlı deneyimlenebileceği yeni gerçeklik evreni ve boyutu

2021 yılı itibariyle Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg’in, önce Facebook’un bir “Metaverse” şirketi olacağı yönündeki açıklamaları ve ardından da geçtiğimiz hafta bu vizyon değişikliğine yönelik olarak ürünlerin bağlı bulunduğu çatı firma isminin “Meta” olarak değiştirilmesi kararı ile birlikte “metaverse” dışında neredeyse bir şey duymaz olduk. Kısaca özetlemek gerekirse; “metaverse” tüm sanal dünyaların (çok oyunculu oyunlar (massively multiplayer online role-playing games), sanal toplantılar vb) ve internet üzerindeki içeriğin, Artırılmış Gerçeklik (AR), Sanal Gerçeklik (VR) ve blokzinciri teknolojileri kullanılarak birleştirilmesi sonucunda oluşmuş, sanal ve gerçek olanın eş zamanlı deneyimlenebildiği bir tür yeni gerçeklik evreni ve boyutu diyebiliriz.

“Metaverse” içerisinde sanal-gerçek gibi keskin ayrımlar olmaz, kullanıcılar bu sanalevren içerisinde var olan tüm içerik ve deneyimlere ister Artırılmış Gerçeklik (AR) ister Sanal Gerçeklik (VR) özelliği içerisinde her an her yerden erişebilirler.

Sanal ve gerçek dünyalar o kadar iç içe geçmiş durumda ki kullanıcılar her iki ortamda sanal kimlikleri yardımıyla eş zamanlı olarak var olabilir. Her iki tarafta da yaptıkları eylemler gerçek zamanlı olarak bir diğerini etkileyebilir.

A.K: Yeni bir iş modeli olarak ele alabilir miyiz?

A.D: Kesinlikle, “metaverse” birçok farklı iş modelini yine kendi içerisinde barındıracak. Sanal moda tasarımcısı, akıllı kontrat avukatı, sanal seyahat rehberi, ekosistem yazılımcısı, sanal etkinlik direktörü, sanalevren oluşturucusu, sanalevren güvenlik ve sağlık direktörü gibi birçok farklı iş modeli ve iş alanlarının doğacağını beklemekteyim.

2041 yılını öngörmek oldukça zor bir iş!

A.K:Birçok uzman yapay zekâ kullanımının artması sonucunda 2041 yılını işaret ediyor. Neler bekliyor bizi 2041’de?

A.D: 2041 yılını öngörmek oldukça zor bir iş. 2041 yılının öngörülerini yorumlayabilmek için şimdinin teknolojilerini ve toplum yapılarını çok iyi bilmek te yetersiz kalacaktır. Çünkü toplumların yapısı her 10 yılda bir inanılmaz derecede değişimlerden geçmekte. Ancak benim düşüncem şu: çoğu duyularımızı kullanarak “metaverse” dünyalarında işe gitmek, eğlenmek, seyahat etmek, meditasyon yapmak, oyun dünyalarını gerçek gibi yaşamak için ilk ana deneylerin yaşanacağını düşünüyorum. Yapay zekâdan daha çok DAO (decentralized autonomous organization: merkeziyetsizleştirilmiş özerk yapılar) sistemlerinin etkisiyle ekonominin tamamen “metaverse” üzerinden seyrinin belirleneceği bir dünyaya geçiş yapmaya çoktan başladık. Geleceğin interneti NFT ve metaverse ile, Web 3.0 ve DAO sayesinde gelecek!

A.K: Kendimizi yeni dünyaya nasıl hazırlayabiliriz? X, Y, Z kuşaklarına önerileriniz nelerdir?

A.D.: Genel olarak bu konuya kuşaklar açısından bakmıyorum. Hazırlık için öncelikle temel seviyede AR/VR teknolojileri araştırılmalı. “Metaverse” kavramını anlamadan önce, Snow Crash romanı okunulmalı ve farkındalık seviyemizi artırmak için konuyla ilgili çeşitli dizi, film izlenmeli ve popüler yazılar okunulmalı. Sonrasında ise, blokzincir felsefesi ve sanal paralar temel düzeyde öğrenilebilir bu tamamen seçime bağlı ancak asıl konu uygulamalı şekilde “metaverse” dünyalarına girmek ve bu kurgusal evrenlerde doğrudan vakit geçirerek deneyim artışıyla bir “metaverse”ten diğer bir “metaverse”e keşif yaparak hazırlık yapabilmek.

A.K: Facebook, Meta olduğundan beri neden daha çok revaçta?

A.D: Çünkü, dünyanın en büyük kurumsallarının hatta sosyal medya devlerinin en önemli firmaları arasında geçen Facebook tamamen radarını “metaverse”e konumlandırdı ve vizyonunu bunun üzerinde kurgulamaya başladığını kamuoyuna duyurdu. Bu ne olursa olsun insanlarda ve kurumlarda inanılmaz derecede etki yarattı ve birer birer çoğu firma ve organizasyon “metaverse” alanına daha çok girmeye başladı.

Kullanım senaryolarının olasılıklar dahilinde sınırsız olduğu bir dünyada çok fazlasıyla fırsatın da olduğu bir dünyada yaşadığımızı fark ettik. Bu sayede de artık daha hızlı öğreniyoruz

Sınırlarımız neredeyse hiç kalmadı dünya küresel bir kasaba haline gelmişken, “metaverse”in kendini gerçekleştirmesini artık internetin kendisi bile durduramayacak.

Sınırlı araziler!

 A.K: Sanal araziler neden milyon dolarlara satılıyor?

A.D: Çünkü bu araziler sınırlı. Sınırlı olup da gelecek için vaatler veren ve rüştünü ispatlamış projeler, arkalarında topluluklarının güçlerini de alarak bununla birlikte ünlülerin de sektöre çok hızlı şekilde girmesi ve adapte olmasıyla arsaların birer yatırım aracı olarak görülmesi kaçınılmaz oldu. Bunu takiben alana girip fırsatlardan ilk yararlanmak isteyen kurumsal devler de bu arsalar ile daha çok ilgilenmeye başladılar. Böylece arsa fiyatları artarken, güven ortamı da kendi kendine oluştu ve konu oldukça revaçta kalmaya devam etti.

Azalan arsalar ise daha çok değerlendi ve büyük markaların bu alandaki sayılarının artmasıyla da arazi fiyatları milyon dolarlar seviyesini buldu. Aynı “bored ape yacht club (canı sıkılmış maymun yat kulübü)”, “NFT avatar” koleksiyonunda olduğu gibi.

 

Önceki Canlı Yayın: Bilişim Dergisi “Instagram” Canlı Yayınını UiPath Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen ile gerçekleştirdi
Sonraki TBD Heyeti T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Sn. Dr. M. Mahir Ülgü'yü Makamında Ziyaret Etti

Benzer Yazılar

Röportajlar 0 Comments

BM-CEPA Üyesi ve TODAİE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türksel Kaya Bensghir ile Söyleşi

BM- CEPA Üyesi ve TODAİE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türksel Kaya Bensghir: BM Kamu Hizmet Ödüllerine İlgi Ülkemizde UYAP’ın Başarısı ile Arttı…