Yöneticilerden 2022’ye İlişkin Değerlendirmeler ve Öngörüler

Yöneticilerden 2022’ye İlişkin Değerlendirmeler ve Öngörüler

2022 Yılını Karşılarken, Rahmi Aktepe, TBD Genel Başkanı

Tüm dünyada olduğu gibi 2021 yılında Türkiye’de de bilişim uygulamaları ve çözümleri gibi sayısal teknoloji uygulamalarına talebin arttığı, veri kullanımında artış olarak bilgi ve iletişim sektörüne özgü yansımalarının olduğu yakından gözlenmektedir.

2021’deki öne çıkan gelişmeler açısından ülkemizde 5G, nesnelerin interneti, akıllı uç bilişim, yapay zekâ, siber güvenlik ve veri gizliliği konularındaki teknolojileri hem pazar büyüme beklentisi ve uyum hem de sektörler üzerindeki dönüştürücü etkisi açısından öne çıkan teknolojiler olarak değerlendiriyoruz.

2021 ve sonrasında özerk (otonom) sistemler, robotlar, akıllı sistemler, bulut uygulamaları, siber güvenlik yazılımları, nesnelerin interneti, yapay zekâ, artırılmış gerçeklik gibi sayısal tabanlı uygulamaların tamamının “Yerli, Milli ve Özgün” olabilmesi en büyük özlemimiz…

Her geçen yıl yazılım sektörü, diğer sektörlere kıyasla en fazla genç nüfusun istihdam edildiği sektör olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda yazılımda atağa geçen Türkiye, ayrıca sahip olduğu genç nüfus ile yüksek bir potansiyele sahip. Türkiye’de geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 20 civarında bir büyüme göstermiş olan yazılım sektörünün en yüksek büyüme gösteren sektör olduğunu görüyoruz.

Türk yazılım sektörünün her yıl yüzde 25 oranında büyüyecek bir potansiyeli olduğu öngörülüyor.

Bu anlamda gençlerin hem günümüz hem de geleceğin önemli bir iş kolu olan yazılım sektöründe yer almaları hem bireysel hem de toplumsal anlamda ileri seviyeye gelebilmemiz açısından büyük bir güç oluşturabileceğine inanıyoruz.

TBD olarak “Teknoloji Üreten Türkiye” vizyonumuz ışığında, teknoloji ve yenileşim (inovasyon) düzleminde küresel gelişmeleri takip eden, tarafsız bir STK bakış açısıyla her zaman olduğu gibi çalışmalarımızı yeni yılda da sürdüreceğiz.

Geleneksel etkinliklerinin yanı sıra TBD 2021′ de Yapay Zekâdan, Ulusal Bilişim Endeksimize kadar, son derece değerli çalışmalar üretti.

Çok önemle üzerinde durduğumuz bu araştırma sonucunda ortaya çıkan “Türkiye’nin Sayısal Endeksi” çalışmamızın sonucunu kısaca özetlemek gerekirse, 2021 kapsamında ülkemizin genel sayısal endeksi 100 üzerinden 68 olarak belirlendi.

“Dijital Devlet” kapsamındaki endekslerde ülkemiz görece iyi bir performans sergilemektedir. Diğer taraftan, özellikle toplum ve ekonomi eksenlerine odaklanan OECD ve AB endekslerinde ortalamanın gerisinde bir pozisyonda olmamız sayısal dönüşümün devlet dışı aktörlerde yeterince yaygınlaşmadığını teyit etmektedir. Bu rapor 2022′ de tekrar edilmek üzere gerekli çalışmalar şimdiden başlatılmıştır.

2022’den öne çıkan beklentilerimiz ise kısaca şöyle sıralanabilir:

  • İnternet altyapısı ve siber güvenlik acil konuların başında geliyor. Telekomünikasyon hizmetinde kullanıcının ekonomik hizmet alabilmesi için hizmet sunumu sağlayan operatörlere serbest rekabet yolunun açılması, kendi fiber altyapılarını geliştirmelerine olanak sağlanması çözüm yaratabilecektir.
  • Aynı zamanda maliyet de düşünülerek, yerli üretimin özel teşvikler alması ve ihtiyaç duyulan teknolojik ürünlerin ithalat ile değil yerli üreticiden temin edilmesi yönünde tedbirler geliştirilmesi çok önemlidir.
  • Özellikle KOBİ’lerin sayısal alt yapısının dönüştürülmesine artı destek ve öncelikler sağlamak gerekmektedir. Geleneksel iş yapma şekillerini değiştiren bir KOBİ yapısının doğması ve daha fazla teknoloji yatırımı yapılması çok önemlidir.

 

Dr. Ali Taha Koç, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bilişim sektörü, 2021 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %22,6 büyüyerek ülke ekonomisine en fazla katkı sağlayan ikinci sektör oldu.

Bu alanda faaliyet gösteren bazı girişimcilerimiz bu süreçte firmalarını hızla büyüttüler ve Türk pazarı dışında yabancı ülke pazarlarına da açıldılar. New York Borsasına kote olan bu nitelikte bir firmamız oldu. Ayrıca, bu gelişmeler sonucunda sektöre ciddi ölçüde yabancı yatırım girişi olduğunu da gördük. Tüm bunların ülkemizde bilişim sektörünün yenilikçilik kapasitesine işaret eden örnekler olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda, 2021 yılının bilişim sektörü açısında heyecanlı geçtiğini söyleyebiliriz.

Özellikle pandemi ile mücadele ettiğimiz bu günlerde, dijital teknolojiler ve büyük ölçekli veri akışlarının birçok alanda muazzam değişiklikler yaptığına tanık olmaktayız. Dijital teknolojiler belki de daha önce hiç eğitimden sağlığa, çalışma hayatından ticarete toplumun tüm yönlerine bu oranda dokunmamıştı.

  • Çocuklarımızın uzaktan eğitime katıldığı,
  • Birçok çalışanın uzaktan çalışmaya başladığı ve
  • İşletmelerin dijital iş modellerini benimsediği bir dönemi yaşıyoruz.

Bu değişim ve dönüşüm veri miktarındaki artışı hiç olmadığı kadar hızlandırmıştır. Nesnelerin internetinden 5G’ye, blokzincirden bulut bilişim ve yapay zekâya kadar tüm teknolojilerin odağında olan veri dijital dönüşümün de lokomotifidir. Verinin değere dönüşmesinde kullanılan en önemli teknoloji yapay zekâdır. Yapay zekâ teknolojilerinin 2030 yılına gelindiğinde tek başına küresel ekonomiye 15 trilyon dolar ilave büyüme sağlayacağı öngörülüyor. Bu kapsamda yapay zekâ alanı bir tercih meselesi değil bir zorunluluktur. Dijital Türkiye vizyonumuz ve Milli Teknoloji Hamlemiz doğrultusunda hazırladığımız “Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi” 2021 yılı için büyük bir kazanım olmuştur.

Bilişim Sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

Önümüzdeki dönemde dijitalleşmenin tüm sektörlere daha da derin şekilde nüfuz ettiğini göreceğiz. Zira hemen her sektörde yaşanan yoğun küresel rekabet ortamında hem firma hem de ülke olarak ayakta kalabilmenin ve zenginleşmenin yolu üretkenlik ve yenilikçilikten geçiyor. Ve herkes hemfikir ki üretkenlik ve yenilikçilik alanındaki gelişmenin en önemli itici güçlerinden biri dijitalleşme. Ayrıca, son iki senedir deneyimlediğimiz pandemi şartları nedeniyle uzaktan çalışma, uzaktan eğitim ve e-ticaretin yaygınlaşması, ulusal ekonomimizin küresel salgın gibi beklenmeyen durumlara hazırlıklı olması noktasında yaygın ve kaliteli bilişim altyapısının ne denli önemli olduğunu da gösterdi. Bu durum sadece Türkiye için değil, tüm ülkeler için geçerli. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde gerek firma seviyesinde gerekse kamu tarafında dijitalleşme harcamalarında hızlı bir büyüme bekliyorum. Bu noktada, özellikle maliyet avantajı sağlayan bulut bilişim çözümleri ile üretkenlik ve yenilikçilik potansiyeli yüksek yapay zekâ, nesnelerin interneti, veri analitiği vb. teknolojilere daha yoğun harcama yapılacağını öngörebiliriz.

Sayın Cumhurbaşkanımız her fırsatta, Türkiye’nin dijital dünyada çok önemli bir yere sahip olduğunu dile getirerek, “yüksek teknolojiye dayalı ürünleri tasarlayan, geliştiren, üreten ve tüm dünyaya satan bir Türkiye için hep birlikte daha çok çalışmamız gerektiğinin” altını çizmektedir. Bugünden atacağımız adımlar, yarının dünyasında teknolojiyi takip eden değil teknolojiye yön veren bir ülke olabilmemiz için oldukça önemlidir. Bu önemli dönüşümü hayata geçirmek için tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışmaktayız.

 

Prof. Dr. Petek Aşkar, T.C. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı

Sizce bilişim sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımları açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Bu sorunun yanıtını eğitim perspektifi açısından ele alabilirim. 2021 yılının ilk yarısı pandemi gölgesinde öğrencilerin çevrimiçi olarak öğrenimlerine devam ettikleri bir dönem oldu. Çevrimiçi eğitim ise birçok açıdan bilişim yatırımlarına dayanan bir olgu içermektedir. Bu yatırımlar alt yapı çalışmalarından, dijital içerik geliştirmeye kadar bir dizi faaliyeti ve iyileştirmeyi içermektedir. Öte yandan öğretmen, anne-baba ve öğrenci dijital yetkinliklerine de bu durum yansımıştır. Bir yandan eğitici eğitimleri devam ederken, diğer yandan öğretmenlere destek çalışmaları sistem içinde yerini almıştır. Bu dönem çok yönlü yatırım ve gerçekleştirme faaliyetleri bir arada yürütülmüştür. Diğer taraftan çeşitli düzeylerde çevrimiçi eğitim sağlayan (senkron ve asenkron) kurum ve kuruluşlar da deneyimlerini ve yetkinliklerini artırmışlardır. Dolayısıyla bu dönem yatırımların ve yetkinliklerin arttığı bir dönem olma özelliğini sağlamaktadır. Öte yandan okulun, öncelikle akademik becerilerin geliştirilmesine destek olarak bir kurum olma özelliğinin yanı sıra sosyal-duyuşsal rolü de ön plana çıkmış ve toplumda okulun işlevleri konusunun yeniden kavramsallaştırılmasına yol açmıştır.

Bilişim sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

Önümüzdeki yıllar açısından eğitim açısından bizleri nelerin beklediği sorusuna şu şekilde cevap vermek mümkün. Okul ve okul dışı öğrenme ortamları arasındaki yakınlaşma, bu ortamların tanımlarında netliğin kaybolması ve işlevlerinin birbirine karışması birçok açıdan eğitimcileri yeni modeller, yeni uygulamaları düşünmeye sevk etmektedir. Ayrıca öğretim programlarında da değişimi kaçınılmaz hale getirmektedir. Kitap ve dijital ortamlar aynı öğrenme ortamının bir parçası haline gelmektedir. Dolayısıyla tasarımların, birbirini destekleyen, tamamlayan bir yapı içinde geliştirilmesi beklenmektedir. Öte yandan teknolojik ürünler, platformlar hızla değişmekte, gelişmekte ve dönüşmektedir. Eğitim de bu tür gelişmelerin gerisinde kalmadan, öğrencilerin öğrenmelerini destekleyici ürünlerin ve platformların araştırılması, denenmesi, sisteme entegrasyonu için araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yürütmeye devam edecektir. Yeniliklerin öğretim programlarına yansıması da başka bir çalışma alanıdır. Örneğin yapay zeka, yeşil bilişim, veri madenciliği gibi. Dolayısıyla bilişim sektörü, diğer sektörlerle olduğu gibi eğitim sektörü ile çok yönlü birlikteliğini sürdürmeye devam edecektir.

Mehmet Fatih Kacır, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Tüm dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu COVID-19 pandemisi sürecinde dijitalleşme çalışmalarının zirveye çıktığını, dijitalleşmenin hem iş yapış şekillerimizi hem de alışkanlıklarımızı değiştirdiğini görüyoruz. Uzaktan çalışma, e-ticaret, temassız teslimat günlük hayatımızda giderek artan olgular haline geldi. Tabi bu dönüşüm sürecinin destekleyicisi olarak da bilişim sektörünü görmekteyiz. Bu açıdan, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 2021 yılının Türkiye Bilişim Sektörü açısından ise büyüme ve dijitalleşme adaptasyonu ile geçtiğini söyleyebilirim.

Büyüme ile birlikte 2021 yılı özellikle teknoloji girişimciliğinde ülkemizden yeni başarı hikayelerine şahit olduğumuz bir yıl da oldu. Teknoloji girişimlerimize yapılan yatırım tutarı yılın ilk üç çeyreğinde 1,4 milyar dolardan fazla yatırım aldı. 4 yeni Turcorn’umuz daha oldu. Ben, ülkemiz bilişim sektörü için başarılarla dolu geçen 2021 yılının yeni rekorların habercisi olduğunu düşünüyorum.

Bakanlık olarak biz de dijital dönüşüm sürecinde ülkemizin bilişim ekosistemini güçlendirme için 2021 yılında da yoğun bir şekilde çalıştık, sektörün ihtiyaçlarını da dikkate alarak teknoparklardaki firmalarımızın uzaktan çalışmasına yönelik yasal düzenlemeleri hayata geçirdik. Bunun yanında ağustos ayında yayımladığımız Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi ve hazırlık çalışmalarında son aşamaya geldiğimiz 5G ve Ötesi Teknolojiler ile Bağlantılı yaşam Yol Haritası gibi çalışmalar ile sektörün önünü açacak politikalarımızı belirledik. Destek programlarımız ile sektörün yanında olmayı sürdürdük. TÜBİTAK eliyle 2021’de, bilişim sektöründe toplam 1.332 proje ve 70 kişiye 2022 sabit fiyatlarıyla 492,1 Milyon TL destek verdik. Yine 2021 yılında KOSGEB aracılığıyla Bilişim Sektöründe faaliyet gösteren 2.012 işletmeye 84 milyon TL destek ödemesi yaptık.

2021 yılında gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ile bir yandan da önümüzdeki yıllarda sektörün ihtiyaç duyacağı donanımlı insan kaynağını hazırladık. Yeni nesil yazılım eğitimi veren Ecole 42 yazılım okulları ağının üyesi olarak açtığımız 42 İstanbul ve 42 Kocaeli, yazılım geliştirici sayımızı 2023 yılına kadar 500 bine ulaştırma hedefimize bizi bir adım daha yaklaştıracak. Bunun yanında 2021 yılında, sayısı 66’ya çıkan Deneyap Teknoloji Atölyeleri ve dördüncüsünü düzenlediğimiz TEKNOFEST ile de gençlerimizin dijital teknolojilere ilgisini, becerisini ve bu alanlarda proje üretebilme kabiliyetlerini güçlendirmeye devam ettik.

Bilişim sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

Bilişim Sektörü açısından 5G ve ötesi teknolojiler ile fiber internet, nesnelerin interneti, blokzincir teknolojileri, bulut bilişim ve büyük veri, yapay zekâ, siber güvenlik ve veri gizliliği teknolojileri hem pazar büyüme beklentisi hem de ilişkili sektörler üzerindeki dönüştürücü etkisi ile 2022 ve sonraki yıllarda başlıca öne çıkan teknolojiler olacağını düşünüyorum.

Bunların yanı sıra COVID-19 pandemisi döneminde büyük ivme kazanan dijital dönüşümün sektörde ön plana çıkan önemli bir diğer teknolojik alan olmasını bekliyorum. 2022 yılı, tüm firmalar için dijital dönüşümün bir tercih değil bir zorunluluk olduğunun daha da güçlü hissedileceği bir yıl olacaktır.

İnsan kaynağı ihtiyacına baktığımızda ise özellikle katma değerin daha yüksek olduğu yazılım geliştirme ve bilişim hizmetleri sektörlerinde, yetkin insan ihtiyacını daha da fazla hissedeceğiz.

 

Dr. Ömer Fatih Sayan, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

2021’i değerlendirirken 2020 yılından başlayan büyük bir dönüşüme dikkat çekmek isterim. Covid-19’un da etkisiyle bilişim sektörü, diğer sektörleri de etkileyerek büyük bir değişimin önemli bir aktörü konumuna gelmiştir. 2021 yılında da bu dönüşüm hızlanarak devam etmiştir. Kamu tarafı bu dönüşümde önemli bir rol oynamış, teknolojik gelişmelerle birlikte bilişim teknolojilerinin kamu hizmetlerinde de azami ölçüde kullanılması, elektronik ortamda sunulan hizmetlere olan güveni artırmıştır. Verinin her geçen gün değer kazandığı çağımızda, siber güvenlik daha da önem kazanmıştır. 2021 yılında da siber güvenlik önemli bir gündem maddemiz oldu ve bu alanda gerek ulusal gerekse uluslararası tatbikat ve çalışmalar yürüttük.

Bakanlık olarak, 2021 yılında önemli projelerimizi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadık. Ülkemizde uzay faaliyetlerinde son yıllarda gerçekleştirilen atılımla, uydu geliştiren ve üreten gruba girdi. 2021 yılında uzaya gönderdiğimiz Türksat 5A uydumuzla uydu kapasitemizi daha da geliştirirken, Türksat 5B ile de elektronik haberleşme altyapımız bakımında gerek ülkemiz gerekse diğer coğrafyalar için önemli bir kapasiteye ulaşmış olduk.

Uzaktan programlanabilir SIM teknolojilerini destekleyen sistemlerin kurulumu ve cihazlarda kullanımı için aldığımız kararlar neticesinde, eSIM altyapısı uluslararası standartlara uygun olarak yüzde yüz yerli ve milli imkânlarla geliştirdik. Bu suretle, eSIM kapsamında gerekli yazılımları kendi geliştiren ülkeler arasında ilk sıralarda yer almış olduk.
Sayın Cumhurbaşkanımızın Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile 5G’ye yerli ve milli teknolojilerimizle geçmek için önemli çalışmalar yürüttük, yürütüyoruz. 5G’ye giden yolda donanım ve yazılım ihtiyaçlarına yerli ve milli imkânlar ile cevap verebilmek amacıyla ilgili paydaşlarla yürüttüğümüz “Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi” nin ilk fazı 2021 yılında tamamladık ve geliştirilen ürünlerin prototipleri lansmanı yapıldı ve üretim için çalışmalar devam ediyor.

2021 yılında İstanbul’da ana temasını “lojistik – mobilite – dijitalleşme” olarak belirlediğimiz 12.Ulaştırma ve Haberleşme Şurasını gerçekleştirdik. Şura kapsamında, Türkiye’nin ulaştırma ve haberleşmede stratejik hedeflerinin belirlenmesi ve ulusal ve uluslararası paydaşlarla iş birliğinin güçlendirilmesi konularında vizyoner hedefler belirledik. Bu hedefler doğrultusunda çalışmalarımızı tüm paydaşlarımızla sürdürüyoruz. Covid-19 gölgesinde geçen 2021 yılı bilgi ve iletişim teknolojileri açısından yatırımların hız kesmediği, artarak devam ettiği bir yıl olmuştur. Tüm bu gelişmelerin yanında elektronik haberleşme altyapımızda da önemli gelişmeler ve ilerlemelerin olduğu bir yıl olan 2021’de, ülkemizdeki fiber altyapımız 455 bin kilometreye ulaşırken hem internet abone sayımız hem de mobil abone sayımız nüfusumuzu geçmiştir. İnternet abone sayımız 87,5 milyon olurken mobil hizmetlerde 87 milyon abone seviyelerine ve %104’lük yaygınlık oranına erişilmiştir.

Bilişim Sektörü Açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

Hepimizin bildiği gibi yaşamış olduğumuz çağda bilişim sektörünün neredeyse dokunmadığı sektör kalmamış durumdadır. Her geçen gün hayatımız üzerindeki etkisini artıran bilişim sektörünün önemi Covid sürecinde daha çok hissedilmiştir. Bilişim sektörü doğrudan veya dolaylı olarak diğer sektörleri de etkileyerek büyük bir katma değer yaratmaktadır. Bu kapsamda bilişim sektörümüz geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi hızlı bir şekilde büyümeye devam edecek ve 2023 yılında 25 bin dolar kişi başına gelirle Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olması hedefine ulaşılmasında büyük katkı sağlayacaktır. Gerek sanayi 4.0 kavramı, gerek yakın gelecekte kullanmaya başlayacağımız 5G teknolojisi ve bu teknolojinin dikey sektörlere olacak etkisi, dijitalleşmenin daha da artması gibi örnekler ülkemizin gelişimine doğrudan katkı sunmaya ek olarak bireylerin yani bizlerin tüm yaşantısını da değiştirecektir.

Yakın ve uzak gelecekte sektöre dair beklentilerimi rakamsal olarak ifade etmem gerekirse; 2021 yılı sonunda gerçekleştirmiş olduğumuz 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası sonuç bildirisinde de yer aldığı üzere, kısa vadede 100 Mbit/saniye internet hizmetinin her eve ulaştırılması ve 5G teknolojisine yönelik çalışmaların tamamlanmasını hedefliyoruz. Orta ve uzun vadede ise 5G teknolojisi ile %95 oranında nüfus kapsamasının sağlanması ve 6G teknolojisine yönelik çalışmalara başlanması, fiber genişbant abone yoğunluğunun artırılması ve 5G teknolojisi ile %100 oranında nüfus kapsamasının sağlanması gibi hedeflerimiz bulunuyor. Tabi tüm bu gelişmelerin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 2023 hedefleri doğrultusunda daha da artacak yerli ve milli bir altyapı ile sağlanmasını arzu ediyoruz.

 

Ömer Abdullah Karagözoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı

Sizce bilişim sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

2021 yılı, tüm dünyada etkisini gösteren ve hala devam eden pandemi sürecinin hızlandırıcı etkisiyle dijital dönüşümün etkilerinin her alanda hissedildiği bir yıl olmuştur. Benzer bir süreçten geçen ülkemizde de güçlü haberleşme altyapımız ve işletmecilerimizin yoğun gayretleri neticesinde yeni normalde hayatın devamlılığı elektronik ortamda sağlanmıştır. Elektronik haberleşmenin yanı sıra pandemi döneminde posta ve kargo sektöründe de çok büyük bir taleple karşılaşılmıştır. Nitekim yüz yüze alışveriş yerine elektronik ticaretin çoğalması ile emek yoğun bir sektör olan postada hizmetlerin aksamaması için yapılan düzenlemeler ile birlikte posta hizmet sağlayıcılarımız ve çalışanları muazzam bir gayret göstermiştir.

Pandeminin de getirdiği internet kullanımındaki artışla birlikte IPv4’ün tüm dünyada giderek yetersiz kalması sonucunda, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de erişim altyapısı sunan işletmecilerimiz IPv6’ya geçiş sürecini hızlandırmıştır. Bu kapsamda internet ekosistemimizde yer alan tüm paydaşlar kendine bakan yönüyle IPv6’ya geçiş konusunda çalışmalar yürütmektedir. Bu geçiş ülkemizde kamu sektöründe yayımlanan bir genelge ile belirli bir oranda gerçekleştirilmiştir. Konuya ilişkin diğer planlamalar ve gelişmeler Bakanlığımız ve Kurumumuz tarafından yakından takip edilmektedir.

Elektronik haberleşme sektörüne rakamlarla baktığımızda, 2021 yılı üçüncü çeyreği sonunda sektörde net satış gelirleri 23,8 milyar TL’yi aşarak geçen yılın aynı dönemine göre %19 artmış, işletmeciler tarafından yapılan yatırımların toplam tutarı ise 3,6 milyar TL seviyelerinde gerçekleşmiştir. Artan talebi karşılamak ve güçlü bir haberleşme altyapısı oluşturmak için yatırımların sürekliliği büyük önem arz etmektedir. Aynı dönemde 80,8 milyonu 4,5G abonesi olmak üzere mobil abone sayısı 86,9 milyon olurken abone yaygınlığı %104’e ulaşmıştır. Toplam genişbant internet abone sayımız 69,7 milyonu mobil olmak üzere 87,5 milyona çıkarak, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %8,2 artış kaydetmiştir. Ülkemizdeki toplam fiber altyapı uzunluğu ise yıllık olarak %10,1 oranında artarak 455 bin kilometreyi geçmiştir. Gündemimizde 5G bulunuyor. 5G’ye yerli ve milli imkanlar ile geçmek için çalışmalarımızı tüm paydaşlarımızla sürdürüyoruz.

2-Bilişim sektörü açısından 2022 ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

2022-2023 döneminin gerek dünyada gerekse ülkemizde birçok yeni gelişmeye ev sahipliği yapacağını düşünüyorum. Teknolojide karşılaştığımız gelişim hızı kelime dağarcığımıza her geçen gün yeni kavramlar kazandırmaya devam ediyor. Çok değil on sene önce var olmayan büyük veri, yapay zekâ, nesnelerin interneti, bulut bilişim, robotik teknolojiler ve üç boyutlu yazıcılar gibi kavramlar bugün teknoloji ile ilgilenen herkesçe bilinen kavramlar haline dönüşmüş durumda. Küresel ölçekte yaşanan bu büyük dönüşümde, çok fazla sayıda kişinin, sistemin, nesnenin birbirine eş zamanlı olarak bağlı olduğu, bilgiye erişimin ve bilgi aktarımının çok kolay ve hızlı olarak gerçekleştiği bir çağda yaşıyoruz. Hızla gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri sadece ekonomik ve sosyal hayatta önemli değişiklikler yaratmıyor, bireyler, kurumlar ve devletler için de yeni fırsatlar ve olanaklar doğuruyor. E-devlet uygulamalarından finans ve bankacılık uygulamalarına, elektronik ticaretten dijital medyaya, giyilebilir teknolojilerden robotik sistemlere, sosyal medyadan sanal gerçekliğe kadar hemen her alana deyim yerindeyse damgasını vuran bilişim teknolojileri katlanarak artan devasa boyutlardaki verileri işliyor, depoluyor ve kullanıyor.

Özellikle büyük verinin doğurduğu imkânlar ile yeni kabiliyetlere kavuşan yapay zekâ teknolojilerinin önümüzdeki yıllarda birçok sektörde çığır açacak yenilikler getireceğini düşünüyorum. Gelecekte büyük verinin, yapay zekâ uygulamaları ve teknolojileriyle işlenerek değerli materyallerin yerini alan bilgiye dönüşümüne hep birlikte tanıklık edeceğiz. Yaşanan tüm bu gelişmeler toplum yapılarını da değiştirecek. Siber alan ve fiziksel alanın yüksek oranda entegre olduğu “süper akıllı toplum” olan Toplum 5.0’ın yaratacağı değişimler nesnelerin interneti kavramıyla birleşerek bizleri daha önce hayal dahi edemeyeceğimiz noktalara götürecek. Dijital gelecek insan ve makine iletişiminin iç içe geçtiği, gecikme süreleri çok düşük, veri taşıma kapasitesi ise bir hayli yüksek olan 5G ve ötesi teknolojilerin hayatımızın vazgeçilmezi olacağı güzel bir gerçeklik olma yolunda hızla ilerliyor. Kuşkusuz bu konuda söz sahibi olabilen ülkeler teknolojiyi kendileri üretebilen ve herkesten önce oyuna girebilen ülkeler olacaktır. Biz de bu oyunun önemli bir aktörü olmak için elimizden geldiğince çaba göstermeye devam ediyoruz.

 

Prof. Dr. Faruk Bilir, Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

2021 yılı hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi bilişim sektörü açısından da pandemi etkisinin hissedilmeye devam ettiği bir yıl oldu. Bununla birlikte bu süreçte teknolojide yaşanan gelişmeler hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu durum özellikle çalışma, eğitim, ticaret ve sağlık hizmetlerinde, uzaktan çalışma çözümlerine olan talebin artmasına sebep olurken veri kullanımlarında da artış olarak bilişim sektörüne yansıdı. Bu gelişmelere bağlı olarak 2021 yılını, bilişim sektörü açısından rekabetin katlanarak arttığı bir yıl olarak ele alabiliriz. Ayrıca rekabetin yoğun yaşandığı bu sektörde, yerli geliştiriciler gerekli uyumu sağlayarak katma değeri yüksek ürünlerle sektörde aktif oyuncu olarak yerlerini almışlardır.

2020 yılına nazaran 2021 yılı değişen koşullara biraz daha uyum sağladığımız bir yıl oldu diyebiliriz. Bu dönemle birlikte şirketlerin bilişim sektörüne yatırım yapmaları gerektiğini, hâlihazırda bu yatırımı yapmış olanların ise yatırımlarını artırmaları gerektiğini anladığını ifade edebiliriz. Dolayısıyla bilişim sektörü açısından müşteri sayısı, iş hacmi gibi göstergelerde yaşanan artıştan söz edilebilir. Tedarikten üretime, lojistikten satışa her şeyin birbirine bağlı olduğu üretim-tüketim ekseninde müşteri istediği yerden siparişini verip istediği zamanda, istediği yere teslim ettirebiliyor ve bunu tamamen birbiriyle iletişim halinde olan bilişim sektörü aracılığıyla gerçekleştirebiliyor.

Başta mobil cihazlar ve internet olmak üzere, küresel düzeyde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımının artması ile birlikte, bilgi yoğun ürün ve hizmetlere olan talebin yükseldiğini, ülkelerin veri temelli ekonomilere dönüşüm süreçlerinin hız kazandığını belirtebiliriz.

Dijitalleşme sürecinde verilerin kullanımı ve analizi sonucu geliştirilen uygulamalar ile akıllı otomasyonların kullanımı sayesinde verimliliği artırarak iş süreçlerini iyileştirme çalışmaları hız kazanmıştır. Tüm bu teknolojilerin kullanımında uygulama güvenliğine ilişkin çalışmaların da yaygınlaşması sonucu yazılım geliştiricileri, siber güvenlik uzmanları, yapay zekâ uygulayıcıları, bulut mimarisi uzmanları vb. hukuki yükümlülüklerinin bilincinde olan ve konularında uzman kişilere olan ihtiyaç da artmaktadır.
Bununla birlikte; 2021 yılında kişisel veriler ve bilgi güvenliği küresel ölçekte önemli gündem maddelerinden biri oldu. Ülkemizde de benzer şekilde en çok konuşulan konulardan birisi de kişisel verilerin korunması oldu.

Özel hayatın gizliliği ve korunması hem temel bir insan hakkı hem de kişilik hakkıdır. Mahremiyet olgusu, günümüzde insanların toplumsal yaşantılarının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler mahremiyet kavramının da anlam ve biçim değiştirmesine yol açmıştır.

Geçtiğimiz senelerde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile birlikte bilişim sektöründe de algı değişikliği oluşmuş ve bu çerçevede salt güvenlik olgusu yanında mahremiyet olgusunda da önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Kişisel verilerin korunmasına yönelik gerekli çalışmaları yapan sektördeki firmalar hem sunmuş oldukları hizmetlerin kalitesini artırmış hem de kullanıcı güveni oluşturmuşlardır.

Bilişim Sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

2021 yılında bilişim sektöründe kaydedilen ilerlemelerin 2022 yılında da artarak devam edebileceğini söylemek yanlış olmaz.

Şirketlerin bulut çözümlerini kiralama ve satın alma ile genişleteceği ve müşterilere artık çok fazla seçenek sunulduğu dolayısıyla bulut projelerine daha fazla yoğunlaşılan bir yıl olmasını bekleyebiliriz.

Pandemi sürecinin de etkisiyle siber güvenlik, e-ticaret, ödeme sistemleri, bulut teknolojileri, yapay zekâ, IoT gibi teknolojilerin sıkça kullanılmasıyla birlikte bilişim sektörünün vasıflı insana olan talebinin gözle görülür şekilde artmasından söz edebiliriz. Bununla birlikte, bilişim sektöründe sunulan ürün ve hizmetler yaşam döngüsü içerisinde çok hızlı bir şekilde dönüşmekte, iş organizasyonlarına ve müşteri taleplerine bağlı olarak piyasalarca ihtiyaç duyulan mesleki faaliyetlerin sürekli değişmesine neden olmakta ve yeni meslekleri gündeme getirmektedir.
Aynı zamanda e-ticaretin ve buna paralel olarak internetten yapılan kartlı ödemelerin hızlı büyümesinin bilişim sektöründe donanım, yazılım ve hizmet alt sektörlerindeki harcamaları destekleyeceğinden bahsedilebilir.

Yukarıda sayılan sebeplerin getireceği bir sonuç olarak da, her ne kadar küresel anlamda pandeminin arz ve talep dengesini etkisi altına almış olsa da bilişim sektörüne olan yatırımın ve harcamaların artmasının beklendiği bir yıl olacaktır.

Bu yıl da 5G ve fiber internet, nesnelerin interneti, akıllı uç bilişim, yapay zekâ, siber güvenlik ve veri gizliliği teknolojileri öne çıkan teknolojiler olmaya devam edecektir.

Bilişim sektörü, ülkemizde de en önemli sektörlerden biri haline gelmiştir. Küreselleşen dünyada rekabet koşulları çerçevesinde ülkelerin rekabet gücünün artırılması, katma değeri yüksek ürünlerin üretilerek refah düzeyinin yükseltilmesi ve nitelikli istihdamın geliştirilmesi bakımından bilişim sektörünün önemi artmaktadır. Artık neredeyse bilişimin dokunmadığı, birebir etkileşimi olmadığı bir sektör kalmamıştır.

Ürünlerde, üretim süreçlerinde, toplumsal hayatta bilişim sektörünün çok daha önemli roller oynayacağı ortadadır.

Belirtmek gerekir ki, bize ilişkin pek çok bilgiyi içeren kişisel verilerimizin önemi sürekli artmaktadır. Bu çerçevede, kişilerin kendi özel yaşam alanına, dışarıdan yapılan müdahaleleri önleyebilmeleri için kendi verilerini kontrol gücüne sahip olmaları gerekir. Bu doğrultuda geliştirilen ürün ve hizmetlerde kullanıcıların kendi kişisel verilerinin nasıl işlendiğine yönelik bilgi alabilecekleri yöntemlerin ve kullanıcı güvenliğine yönelik yeni yöntemlerin hayatımıza dahil olacağı bir süreci yaşıyor olacağız.

Dijitalleşme ile birlikte hayatımıza giren yeni teknolojilerin geliştirilmesi, kullanıma sunulması ve diğer süreçlerde, bilişim hukukunda da veri mahremiyetinin korunması çerçevesinde gelişmelerin artarak devam edeceği beklenebilir. Bu bağlamda; veri mahremiyeti kapsamında hukuk ve bilişimin birlikte yol alacağı bir süreci yaşıyor olacağız. Bu süreçte ise, konvansiyonel güvenlik anlayışının artık tamamen terk edilmesi gerektiğini düşünüyor ve yerini inovasyona dayalı, sürdürülebilir veri koruma politikalarına bırakacağına inanıyorum.

 

Hasan Hüseyin Ertok, TÜRKSAT Genel Müdürü

Sizce bilişim sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim sektörünün kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Covid-19 salgınının, 2020 yılındaki sarsıcı etkilerinin 2021 yılında hafiflemesiyle birlikte, diğer sektörlere oranla salgın etkilerine daha dayanıklı olan Bilişim Sektörü, yükseliş eğilimine hızlanarak devam etmiştir. Salgın sürecinde dünya genelinde uygulanan mesafe kısıtlamaları nedeniyle, uzaktan çalışma, uzaktan eğitim ve ticari işlemler için teknoloji kullanımında olağanüstü artışlar meydana gelmiştir. Bu durumun sonucu olarak da teknoloji yatırımlarının arttığı, Bilişim Sektörü yönelim ve önceliklerinin yeniden şekillendiği söylenebilir.

Uzaktan erişim ve çalışabilirlik sağlayan bulut tabanlı sistemlerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması fikrinin önem ve öncelik kazanması 2021 yılı içerisinde Bilişim Sektörü açısından en önemli kazanımlardandır.

2021 yılı içerisinde e-ticaret, e-devlet, e-ödeme ve bankacılık uygulama ve alt yapılarının öneminin günden güne arttığı görülmüştür. Bu doğrultuda ilgili uygulama ve alt yapıların zaman içerisinde yeni özellikler ve kolaylıklar ile günlük yaşantıda daha yoğun ve etkin kullanılması sağlanmıştır.

Bununla birlikte özellikle uzaktan çalışma ve eğitime yönelik olarak sesli, görüntülü ve karşılıklı etkileşime dayalı uygulamaların öneminin artması, hem mevcut çözümlerin değerini arttırmış, hem de ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıkan gereksinimleri karşılayacak yeni çözümlerin geliştirilmesini sağlamıştır.

Salgın döneminde uygulanan karantinalar süresince, bildiğimiz anlamdaki sinema, konser, tiyatro, oyun ve eğlence alanları gibi sosyal etkinliklerin de dijital ortamlara taşındığını gördük. Bu süreçte video akış hizmeti veren platformlara ve oyun uygulamalarına olan ilginin artmış olması da yine Bilişim Sektörünün kazanımlarındandır.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlar kullanılmak suretiyle, kamu kurum ve kuruluşları tarafından sunulan hizmetlerin; kullanıcılara hızlı, güvenli, etkili, verimli şeffaf ve hesap verebilir şekilde, e-Devlet Kapısı üzerinden ulaştırılabilmesi için yoğun bir şekilde sürdürülen çalışmalar neticesinde; e-Devlet kapısı üzerinden sunulan hizmet sayısı 2021 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık %14,64 oranında artarak, 6248’e ulaşmıştır. Aynı dönemde artan hizmet sayıları e-Devlet Kapısını kullanan kullanıcı sayılarına da yansıyarak, yaklaşık %17,86’lık artışla, kullanıcı sayısının 57,5 Milyonun üzerine çıkmasına neden olmuştur. 2021 yılında 3 milyar giriş sayısı ve 10 milyara yakın işlem yapılmıştır.
2021 yılında ülkemizde yaşanan Orman Yangınları ve Sel baskınları Şirketimizce farklı çözünürlükteki uydu görüntüleri kullanılarak süreçler günlük olarak takip edilmiş, raporlanmış, sayısal veriler üretilerek ilgili kamu kurumları ve yerel yönetimler paylaşılmıştır.

Diğer taraftan tüm sektörlerde yaşanan dijitalleşme siber tehdit yüzeyinin de büyümesine, buna bağlı olarak siber atakların artmasına sebebiyet vermiştir. Bugün kritik altyapı ve sistemleri korumak için daha fazla güvenlik yatırımı yapılması veya siber güvenliğin tüm katmanlarıyla ilgili ayrı ayrı hizmetler alınması zorunlu hale gelmiştir.

2021 yılı içerisinde yaşanan ve Covid-19 salgını döneminde uygulanan karantinalar nedeniyle ortaya çıkan yarı iletken yonga üretimi sıkıntısı nedeniyle özellikle donanımsal ihtiyaçların zamanında karşılanamaması Bilişim Sektörü için bir kayıp olarak görülebilir. Donanım temin sürelerinin bazı zamanlar 8-10 aya kadar yükseldiği görülmüştür.

Bilişim çözümlerine olan ihtiyacın katlanarak artması, bu alanda çalışan insan kaynağına olan ihtiyacın da aynı oranda arttırmasına neden olmaktadır. Ülkemiz açısından kıt kaynaklarımız arasında yer alan, bilişim sektöründe çalışan insan kaynağımızın, yerli ve milli teknoloji hamlesi hedeflerimiz doğrultusunda en etkin ve verimli bir şekilde kullanılabilmesi kritik önem arz etmektedir. Ancak 2021 yılı içerisinde ülkemizde olduğu gibi dünya genelinde de bilişim personeline olan ihtiyacın artması, bu alanda çalışan insan kaynağı hareketinin artmasına neden olmuştur. Özellikle uzaktan çalışma imkanlarının avantajları, bilişim personellerinin hızla yer değiştirmesine neden olarak, kritik öneme haiz projelerin sürdürülebilirliğini tehdit etmeye başlamıştır.

Bilişim sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve önerileriniz nelerdir?

Çalışma şekli olarak, yüz yüze temas gerektirmeyen sektörlerde, ofis ve ulaşım giderlerinden tasarruf edilmesi düşüncesi ile gündemde olan uzaktan çalışma yöntemi, Covid-19 salgını sırasında zorlayıcı olarak en önemli gündem maddesi haline gelmiştir. İlerleyen dönemlerde daha da kritik hale gelecek bu gündem maddesinin çözümü Bilişim Sektörü dâhilinde yapılacak geliştirme ve iyileştirmelerle mümkün olabilecektir.

Tüm dünyada değişen dinamikler doğrultusunda insanlık, “Sanal Yaşam” olarak adlandıra bileceğimiz bir yaşam tarzına doğru eğilim göstermektedir. Bunun doğal sonucu olarak da oluşacak büyük boyuttaki verinin transferi, depolanması ve işlenmesi için daha geniş kapasiteli, hızlı ve yüksek işlem gücüne sahip alt yapılara ihtiyaç duyulacaktır. Bu ihtiyaçların giderilmesi Bilişim Sektörü için yeni fırsatlar oluşturacaktır.

Zaman içerisinde daha da yoğun olarak kullanılarak benimsenecek olan bu yaşam tarzının Sanal evren (Metaverse) kavramına doğru yöneleceği öngörülmekte ve bu alanda çok büyük yatırımlar yapılmasına neden olmaktadır. Sanal evren ile oluşturulacak kamusal alan insanlığın yeni gerçekliğini oluşturacaktır. Bu alanda kullanılacak para birimi dahi halihazırda kripto para piyasasında işlem görmektedir. Kalıcı, çevrimiçi, üç boyutlu, yapay zekâ ve yapay sinir ağları ile desteklenmiş olan bu ortam yeni bir siber toplum düzeni vadetmektedir.

2022 yılı ve sonrasında insanlığın yaşam tarzındaki bu yönelimlerin gerçeğe dönüştürülmesi noktasında birincil derecede önemli ve öncü sektör “Bilişim Sektörü” olacaktır. “Bilişim Sektörü” dâhilinde altyapı, donanım ve yazılım alanlarında yapılacak geliştirmeler, insanlığın geleceğini, yaşam şeklini belirleyecektir.

Özellikle sosyal medya araçlarının yaygın kullanımı ile elde edilen katma değerin bir benzerinin, IOT ürünler üzerinden elde edilebileceği göz önünde bulundurularak; yerli ve milli sanayi hamlesi çerçevesinde, IOT ve veri merkezli teknolojilere yapılacak yatırımların hem karlılık hem de ulusal güvenlik açısından kritik bir öneme haiz olduğunu vurgulamak isteriz. Bu doğrultuda uç nokta güvenliği, bulut bilişim, IoT ve Mobil Uygulamalara yönelik tehditlerin, oltalama vb. saldırıların artacağı, siber saldırganlar tarafından ataklarda yapay zekânın ve otomatize saldırı araçlarının daha yaygınlaşacağı, veri sızıntı olaylarının daha sık duyulacağı bir yıl olacağını öngörüyoruz. Ülkemizin siber güvenlik olgunluğunu hızla yükseltildiği, altyapı güvenliğinin ve kesintisiz iletişimin sağlandığı bir yıl olmasını diliyorum.

 

Prof. Dr. Aydın Köksal, TBD Onursal Başkanı, Bilişim AŞ Yön. Kur. Bşk., 2021’de TBD’nin 50.Yılını Kutlarken: Bilişim Sektörümüzün Durumu ve Geleceğine İlişkin Bir Değerlendirme

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

2021 yılı, Türkiye Bilişim Derneği’mizin kuruluşunun “50. Yılı” olması dolayısıyla, tüm meslektaşlarımızca coşkuyla karşılandı.

2021 yılı, aynı zamanda, “Bilişim Kültürü dergisi” alt başlığı ile sürdürdüğümüz “Bilişim” dergimizin de 50. yılı anlamına gelir. Çünkü sonradan Bilişim dergimizin “sıfır sıra sayılı başlangıç sayısı” olarak değerlendirdiğimiz Elektrik Mühendisliği dergisinin “Bilişim Özel Sayısı” ile birlikte (Ağustos-Eylül 1971), Bilişim dergimizin de 50. yılını kutlamış olduk. Kapsamlı incelemelerimizle dolgun içeriğinin yanı sıra Editörlüğünü de yaptığımız bu “Özel Sayı” ile Derneğimizin kuruluşu ile birlikte, 26 başlık altında toplanan “Amaçlar“ını da geniş kamuoyuna duyurmuştuk… Böylece Türkiye’nin gelişmesinde çok önemli bir ileri adım atmıştık.

Genç kuşaklarımız, bilişim mesleğimizin ana amacı olarak yerli milli (ya da ulusal) yazılım töresi olarak daha 1968’de benimseyip yazıya döktüğümüz “Bilişim Teknikbilim’ini Türkiye’nin kalkınması için bir araç olarak kullanacağız” sözümüzü ikinci yarım yüzyıla taşımayı bildiler. Mutluyuz.

Yeryüzünde 50 yıldır yayımını aynı ileri çizgide sürdürebilmiş çok az sayıda meslek derneği ve çok az sayıda meslek dergisi olduğunu biliyoruz.

Bununla birlikte, ne yazık ki Mart 2000’de ortaya çıkan Koronavirüs salgınına 2021 sonuna değin bir çözüm bulunamadı… Böylece 2021, Türkiye’nin reel sektör ekonomisinde beklenen iyileşmenin sağlandığı bir yıl olamadı… Yılsonuna doğru USD kurunda gözlenen olumsuz değişim ve enflasyonun hızla artışı, bütün sektörleri etkilediği gibi Bilişim / Yazılım kesimimizi de olumsuz etkiledi.

Bilişim Sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

2022’de, ulusal değerlerimiz olan dilimize-ekinimize, bilimsel-teknik birikimimize yaslanıp 20. yy’ın en büyük filozof önderi Mustafa Kemal Atatürk’e yeniden sarılarak uluslaşma sürecimizi tamamlayıp “Sayısal Dönüşüm” kavramını yozlaştırmadan, uygarlığımızın son aşaması olan “Bilişim Toplumu”na uyum sağlayabilmemiz bireysel olarak benim başlıca beklentimdir. Bu düşüncem TBD’nin yarım yüzyıllık başarısıyla sınanmış, küresel boyutta övgülerle karşılanmıştır.

Bunun için, “bilişim/ sayısal/ çevrimiçi” gibi Türkçe sözcükler yerine “enformasyon/ dijital/ online/ istikşafi” gibi yabancı sözcüklerle kavramların içini boşaltmaktan vazgeçmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu bağlamda, “Yabancı Dille Öğretim” yöntemiyle halkın aydınlanma sürecini daha fazla geciktirmeksizin, uluslararası düzeyde uygar-barışçı bir çizgide toparlanmamız gerektiğini 3. Binyıl’a girerken Ulusal Eğitim Derneği çevremizce benden istenen bir yapıtta incelemiştim. (Türkiye’nin Büyük Yanılgısı: Yabancı Dille Öğretim, Öğretmen Dünyası, Mayıs 2000 (Eylül 2002, Aralık 2006, 229 sayfa).

TBD’nin 40. Yılına rastlayan 2011 Kurultayı’mızda meslektaşlarımın bana verdiği görev doğrultusunda yazdığım “Bilişim Devrimi’nde Türkiye, 1971- 2011- 2051” başlıklı yapıtımda da gösterdiğim gibi (TBD, 2012, 360 sayfa), bugün sahip olduğumuz bilişim ve yüksek nitelikli ulusal yazılım alanlarındaki teknik birikimimiz ve yapabilme bilgimizle, 2050’lere doğru yeryüzünün 7. belki de 6. en büyük ekonomik gücü olabileceğimize inanıyorum.

 

A.Serdar İbrahimcioğlu, Bilişim Vadisi Genel Müdürü

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımları açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

2021 yılını değerlendirirken son iki senedir mücadele içinde olduğumuz pandemi sürecini hesaba katmak gerekir. Pandemi koşularının dayattığı şartlarla beraber bütün sektörler dijital dönüşüme ayak uydurma çabasına girdi. Bilişim sektörüyse bu dönüşümün bir parçası olmaktan öte aslında bu dönüşümde katalizör etkisi gösteren bir bileşendir. Netice olarak bilişim; eğitim, inşaat, enerji, finans ve mobilite gibi tüm sektörlerin dönüşüm teknolojilerini ve donanımını geliştiren bir alan olarak faaliyet gösterir. Bu bakımdan pandemide bilişime olan talebin ivme kazanarak arttığını söyleyebiliriz. Elbette her kriz gibi bu süreci de dijital dönüşüme adaptasyon yetenekleri sayesinde avantaja çeviren sektörler oldu. Taşımacılık, çevrim içi sipariş ve iletişim uygulamaları potansiyellerini artırırken eğlence, turizm ve hizmet sektörleri ciddi zararlar gördü. 2021 yılının ekonomik çerçevede genel bir değerlendirmesini yaptığımızda pazar payının büyük bir parçasını, yazılım ve mobilite teknolojileri başta olmak üzere bilişim sektörüne yönelik yatırımların oluşturduğunu gözlemleyebiliriz.

Bilişim sektörünün bir kaybı olarak değerlendirmesek de bu süreç bize dijital dönüşümün ana bileşenleri olan teknolojik donanım ve yazılıma yönelik nitelikli beşerî sermayenin ihtiyacını tekrar hatırlattı. Biz Bilişim Vadisi olarak nitelikli yazılımcılar yetiştirmek adına üyesi olduğumuz Türkiye Açık Kaynak Platformu aracılığıyla bu ihtiyacın karşılanması için İstanbul ve Kocaeli’nde 42 Yazılım Okullarını açtık.

Bilişim Sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

Öncelikle 2022 yılına yönelik bir kehanette bulunmak yerine onu birlikte şekillendireceğimizi vurgulamak isterim. Kuşkusuz dijital dönüşüm 2022 yılında daha da hızlanıyor olacak. Bilişim sektörünün katılımcısının artması üretim, istihdam ve ortaya çıkan yeni imkânlar açısından bizi umutlandırsa da yine de bu süreci iyi okuyarak ilerlememiz şart. Finansal varlıkların ve verilerimizin merkezi yapılar dışında blokzincir gibi teknolojiler aracılığıyla paylaşılması fırsatına karşı siber güvenlik konusunda da teyakkuzda olmamız gerekiyor. Ayrıca, yeni normalde şekillen eğitim ve iş modellerinin insanın doğal ve kültürel eğilimleriyle uyuşmasını öncelemeliyiz. Dijital dönüşümün artan ivmesini göz önünde bulundurduğumuzda 2022’nin Bilişim sektörü için yine hızlı ve yoğun geçeceğini öngörebiliriz.

 

Ali Serdar YAKUT, Teknoloji ve Bilişim A.Ş. Genel Müdürü

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Bildiğiniz gibi havacılık sektörü pandemiden en fazla etkilenen sektörlerin başlarında geliyor. Tüm dünyada mobilitenin durduğu, binlerce uçaklık filoların tamamen yere indiği 2020 yılının ardından aşının bulunması ve hızla hayata geçirilen tedbirler sayesinde 2021 yılında yavaş da olsa sektörün toparlanmaya başladığı bir yıl olarak geçirdik.

Havacılık teknolojileri alanındaki fırsatları değerlendirebilmek için 2021 yılı başında Bilgi Teknolojileri birimimizi ayırarak, Türk Hava Yolları Teknoloji ve Bilişim şirketini kurduk. Bu sayede Türk Hava Yolları için geliştirilen çözümlerimizi ürünleştirerek, teknoloji ihracatı yapmayı hedefliyoruz. Hedefimiz, havacılık teknolojileri alanında dünyanın önde gelen teknoloji sağlayıcılarından biri olmak.

Pandemi öncesinde tamamen dijital iş modellerine sahip yeni nesil şirketlerde gördüğümüz uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin pandemiyle birlikte tüm sektörlerde yaygınlaşması bilişim sektörü için pek çok fırsatı beraberinde getirirken, tüm dünyada bilişim alanındaki artan insan kaynağı ihtiyacı ve uzaktan çalışma yüzünden azalan çalışan bağlılığı nedeniyle de tüm şirketleri oldukça zorladı.

Kendi hikayemizden de yola çıkarak Bilişim Sektörü açısından 2021 yılını değerlendirdiğimizde, teknoloji ve bilişimin şirket bütçelerindeki payının arttığı, bu alandaki yeni yatırımların hızlandığı bir yıl olarak özetleyebiliriz.

Bilişim Sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

2022’de pandeminin tamamen hayatımızdan çıkmasa da tüm sektörlerde normalleşmenin hızlanmasını bekliyoruz. Bu dönemde hem müşterilerin hem de çalışanların yeni kazandıkları ya da artan dijital deneyimleri iş modellerine daha çok yön verecek. Bu da bilişim ve teknoloji alanındaki ihtiyacın artarak devam etmesini sağlayacaktır.

2021 yılına benzer şekilde bilişim alanındaki insan kaynağı ihtiyacının da artarak devam etmesini bekliyoruz. Hem Türk Hava Yolları’nın teknoloji ihtiyaçlarını karşılamak, hem de ürünleşme çalışmalarımız için yoğun istihdam ve iş birliği politikamız 2022’de devam edecek. Bu kapsamda mart ayında Teknoloji şirketimizin İstanbul Avrupa yakasındaki ofisine ek olarak, İstanbul Anadolu yakasında, Ankara Odtü Teknopark’ta ve İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Teknopark’ta yeni ofislerimizi hizmete açacağız. Bu ofislerimizdeki arkadaşlarımız yarı zamanlı uzaktan yarı zamanlı da ofisten olacak şekilde hibrit modelde çalışacaklar. Buna ek olarak tamamen uzaktan modelde çalışacak arkadaşlarımızı da istihdam etmeye başladık. Böylece Türkiye’nin her yerindeki bilişim alanındaki insan kaynağından havacılık alanında yeni teknoloji ürün ve çözümleri geliştirilmesinde faydalanabileceğiz.

Sonuç olarak artık şirketler bilişim alanındaki yatırımların bir lüks değil, büyüme ve rekabet için bir zorunluluk olduğunun daha çok farkında. Müşteri alışkanlıklarıyla beraber iş modelleri ve deneyimin dijitalleşmesine ek olarak, çalışan deneyiminin de dijitalleşmesi pek çok şirketin kısa vadeli yol haritasına eklenmiş durumda. Bu farkındalıkla 2022’de bilişim alanında yetkin insan kaynağını globalde rekabet edecek yenilikçi teknoloji çözümleri için kullanan şirketler sektörlerinde fark yaratan oyuncular olacaktır.

 

Ertan Barut, TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı

1. Sizce Yazılım Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Yazılım Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımları açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yazılım artık salt bir ürün ya da hizmet olmaktan öteye gitmiş, herhangi bir sektörde, herhangi bir iş sahasında üstlendiği rol ile “Rekabette, Büyümede, Büyük Ölçekli Değer Zinciri Oluşturmada ve Başarıya Ulaşmada” son derece önemli ve vazgeçilemez Bir GÜÇ haline gelmiştir.

Yazılım, savunma, enerji, sanayi, üretim, tarım, teknoloji, e-ticaret, ihracat, kamu ve birçok alana sağladığı teknolojik katkı ile dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak, tam kapasiteyle desteklendiğinde ülkemize en fazla katma değerli döviz girdisi sağlayabilecek, aynı zamanda ülkenin kalkınmasına direk etki eden stratejik bir alandır ve bu alana yönelik üretimler ve kattığı değerlerle dev bir endüstridir.

Ülkemizde de birçok platformda farkındalık oluşturmak ve mevzuatlarla sektörün önünü açmak, gelişimini ve ihracatını artırmak üzere özellikle 2021 yılında Yazılım Sektörü açısından bir çok ümit verici gelişmeler yaşandı, ileriye dönük önemli adımlar atıldı. Sektörü ilgilendiren gelişmeler şunlar oldu;

  • Dijital Türkiye Stratejisi çerçevesinde Dijital Ekonomiye Geçişe yönelik adımlar atılmaya başlandı.
  • Türkiye’nin 2021 yılı dijital dönüşüm endeksi son 2 yıldaki artış eğilimini korudu.
  • Dijital Dönüşüme yönelik olarak birçok platformda Kamu, Yazılım Sektörü ve akademisyenlerin katıldığı konferanslar ve seminerlerle ilerleme adına bir çok bilgiler paylaşıldı, adımlar atıldı. Endüstri 4.0 ile Dijital Dönüşüm, Model fabrika konularında Türkiye ‘deki projelerin ele alış biçimleri tartışıldı, öneriler sunuldu.
  • Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle tamamlandı ve ardından eylem planları hayata geçirilmeye başlandı.
  • Türkiye Yazılım Stratejisinde yer alan konular ve 11. Kalkınma Planında yer alan Yazılım Sektörünün gelişimi ile ilgili konular Sanayi Teknoloji Bakanlığınca başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında ele alınarak eylemler hayata geçirilmeye başlandı. Bakanlık ve ilgili kurumlar bu alanlardaki girişimlerin artması için teknoloji çağrıları açtılar.
  • Ticaret Bakanlığı ile yapılan görüşmeler çerçevesinde Döviz Kazandırıcı Sektörleri Markalaşma Desteği kapsamında Yazılım Sektörüne özel eTurquality mevzuatı hazırlandı. 2022 yılında hayata geçirilince sektörün ihracatıda büyük bir ivme kazanacak ve sektörümüzün ihracatı artacak.
  • Birkaç yıl önce yürürlükten kaldırılan Yerli Yazılım Belgesi uygulama usül ve esasları, geçen sene başlatılan Yerli Malı Tebliği revize çalışması çerçevesinde TOBB Yazılım Meclisince yeniden günümüz koşullarına uygun olacak şekilde ele alındı ve yasal mevzuata yönelik çalışmalar yürütüldü. Aynı zamanda Yazılım sektörümüzün 62.01 NACE kodu üzerinde yapılanmasına karar verildi.
  • Yıllardır yazılım ihracatının kayıt altına alınmasında önemli bir sorun olan GTIP kodları üzerine Ticaret Bakanlığına bilgi aktarıldı ve sorunun çözülmesi yönünde adımlar atıldı.
  • Ayrıca ülkemizde Yerli ve Milli Yazılımların gelişmesi, desteklenmesi yönünde de bir çok önemli girişimler ve adımlar atıldı.
  • TOBB Yazılım Meclisimizce veri odaklı çalışma stratejisi çerçevesinde Yazılım Sektörü Envanter sorunu yeniden gündeme taşınarak ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle projelendirildi ve çalışmalara başlandı.
  • Pandemi döneminde tüm dünya uzaktan çalışmaya yöneldi. Ülkemizde de Yazılım Sektörünün uzaktan çalışması benimsendi ve bu konuda yasal destekler hayata geçti. Yazılım Sektörümüz Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Teknoparklar, Ar-Ge Merkezleri ve Serbest Bölgelerdeki Yazılım Üretiminde uzaktan çalışma destek modelinin geçici değil kalıcı olması yönünde bir beklenti içerisine girmiş ve tam zamanlı uzaktan çalışmaya yönelik Ar-Ge destek mevzuatı yanında Ür-Ge desteği gibi yeni yapılanma önerileri geliştirildi.
  • Türkiye Açık Kaynak Platformu projeleri hayata geçirilmeye başlandı. Yazılımcı yetiştirme amaçlı Ecole 42 Okulları açıldı.
  • Kamu Bilişim İhalelerinde Bilişim ve Yazılım Sektörü Yetkilendirme ve de ihalelerin sektöre özel olmasına yönelik yönetmelikler, tebliğler üzerinde çalışmalar yapıldı. 2022 yılında mevzuat değişiklikleri ile sektörün Kamu ihalelerindeki sorunlarıda çözülmüş olacak.
  • Kamu ve Özel Sektörde Yerli/Milli Yazılımların Kullanımının Teşviki ve Desteklenmesi konusunda Kamu Kurumlarına yönelik birçok toplantı düzenlendi.
  • Uluslararası Veri Transferi ve KVKK AB uyum sürecinde yaşanan sorunlar masaya yatırıldı ve ilgili bakanlıklara bu konularda sektörün beklenti ve talepleri aktarıldı.
  • Pandemi döneminde başlayıp, uzaktan çalışma modeli ve sonrasında yaşanan ekonomik sıkıntılar sonrasında Yazılımcı İşgücü konusunda ülkeiçi transferler ve yurtdışına dijital göçlerle işgücü kayıpları yaşanmaya başladı. Bu sorun Yazılım Meclisimiz ve bir çok stk tarafından masaya yatırıldı, nitelikli yazılımcı ihtiyacı üzerine üzerinde çalışmalar yapıldı. Sorunlar ilgili Kurumlara aktarıldı. Sektör, kendi ekosistemi içinde çözmek üzere yazılımcı yetiştirmek için belli adımlar atmaya başladı.
  • Düzenlenen iki ayrı seminerle Yazılım Dünyasında Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları konularında bilgilendirmeler yapıldı.
  • Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Genel Sekreterliği oluşturuldu ve sektörün ihracatının gelişimi için önemli bir adım daha atılmış oldu.
  • 2021 yılında ayrıca Veri Merkezi Sektörünün Geliştirilmesi ve Desteklenmesi konusu YOİKK gündemine alındı. Aynı zamanda Ulusal Veri Stratejisi, Bulut Bilişim, Finansal Teknolojiler, Kripto Para, Blokzincir üzerine ayrı ayrı çalışmalar yürütüldü.
  • Üniversitelerde Yazılımcı yetiştirmeye yönelik Eğitim Müfredatının Yenilenmesi konusu birçok platformda dile getirildi.
  • SPK tarafından hazırlanan Kitlesel Fonlama tebliği ve yürürlüğe girdi. Böylece sektöre sermaye desteği ve yatırımların artmasına önemli katkı sağlaması beklenmektedir.
  • AB ile imzalanan Yeşil Mutabakat ile Yazılım Endüstrisi için yeni fırsatlar oluştu.
  • Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi Eylem Planı üzerinde çalışmalar belli bir aşamaya geldi.
  • Kamu kurumlarının yazılım geliştirmesi konusunda sektörün çekinceleri birçok platformda dile getirildi ve bu Yazılımlarının Ticarileştirilmesi ve Sektöre devredilmesi için ilgili kurumlarla görüşmeler yapıldı.
  • Öte yandan son zamanlarda sektörün geleceği için Bilişim, Yazılım konusunda çalışan önemli Sivil Toplum Kuruluşlarımız bir araya gelerek sektörün gelişimi ve ihracatının artırılması yönünde işbirliği yapmak üzere önemli adımlar attılar.
  • Öte yandan yazılım sektörümüz yabancı yatırımcıların ilgisini çekmiş ve ülkemizden Turcorn’lar çıkmaya başlamıştır. Ayrıca bir çok şirketimiz yazılım ürünleriyle yurtiçinden ve yurtdışından yatırım teklifleri alması ve birleşmeler de gerçekleşmiştir.
  • TOBB Yazılım Meclisi SoftAway Yazılım ihracatçılarını geliştirme projesi eğitim ve danışmanlık faaliyetleri 2021 yılında da devam etti.
  • Savunma sanayindeki yazılım üretimi önceki senelere göre daha da gelişim gösterdi, ihracata gömülü yazılımlar kategorisinde önemli katkılar sağladı.
  • Dünyadaki “kripto para çılgınlığı” ülkemize de sirayet etti. Bitcoin, Monero, Ethereum ve Dogecoin gibi dijital paralar yaygınlaştı.
  • 2021 yılı oyun yazılımları için rekor yılı oldu. Ayrıca oyun yazılımlarımız bir taraftan ihracatta önemli bir rol üstlenirken bir taraftan da önemli büyük ölçekli yatırımlar aldı.
  • Geçen yılın en önemli gelişmelerinden biri de Metaverse oldu. Facebook’un başlattığı bu süreç yepyeni bir dönemin habercisi oldu ve bu alandaki yatırımlar ve girişimler hızla artmaya başladı.
  • E-Ticaret sektörü de rekor üstüne rekorlar kırdı. 2021 yılında eticaret sektörü ülkemizde de önemli ölçüde katlanarak büyüme gösterdi.
  • Siber güvenlik üzerine yerli milli yazılımlar tarafında önemli üretimler gerçekleşti ve kamudaki yerli siber güvenlik yazılımı kullanımında önemli ölçüde artış sağlandı.
  • Yazılımın kod mülkiyet sorunu, kod emanetçiliği, eser sahipliği gibi konular masaya yatırıldı, çözümler üzerinde çalışmalar yapıldı.

2. Bilişim Sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

2022 yılında ülkemizde yazılım sektörünün yüzde 20-25 oranında büyümesini ve ihracata olan katkısının da artacağını öngörmekteyiz.

Bunun için de 2022 yılında 5G ve onu destekleyecek fiber altyapının yaygınlaştırılması gerekmekte. Teknolojinin gelişmesi, dijitalleşmenin yaygınlaşması ve üretime, sektöre sağlayacağı katkıların artmasında önemli faktörlerden biri olan 5G ‘nin bir an önce hayatımıza girmesini, bu konudaki girişimlerin hızlanmasını, geçen sene ağır yürüyen sürecin 2022 yılında önemli bir ivme göstermesini, 5G teknolojisine geçiş konusundaki teknik ve ticari koşulların bir an önce olgunlaşmasını bekliyoruz.

Öte yandan gerek KVKK açısından, gerek Bulut Bilişime olan yatırımların artması ve gerek ise yerli veri merkezi sektörünün gelişmesi ve ihracatı açısından önemli olan Yerli Veri Merkezleri (DataCenter) Teşvik/Destek mevzuatını çok önemsiyor ve hayata geçmesini bekliyoruz.
Yerli Yazılım belgesi uygulama usül ve esasların yeniden revize haliyle hayata geçirilmesiyle yerli milli yazılım sektörümüzün yapılanması ve gelişimine önemli katkılar sağlayacağını öngörmekteyiz.

Ayrıca Yazılım Sektör envanter projesinin hayata geçmesiyle yazılım sektör firmaları, yetenekleri, ürünleri konusunda sağlıklı verilerin, aynı zamanda sektör istihdam verilerinin de ortaya çıkarılması sektörün kendini ifade edecek duruma gelmesi, varlığını göstermesi ve yatırımların sektörümüze yönelmesi, ihracatının artırılması yönünde önemli katkılar sağlayacağını öngörmekteyiz.

eTurquality mevzuatı 2022 yılında hayata geçirilince sektörün ihracatıda büyük bir ivme kazandırmasını ve sektörümüzün ihracatını artıracağını öngörmekteyiz.

Ayrıca Yazılımcı ve Yazılımcı Eğitici eğitimleri konusunda da önemli gelişmeler yaşanacağını öngörmekteyiz.

 

Begim Başlıgil, Bulutistan CEO ve Kurucu Ortağı

Sizce Bilişim Sektörü açısından 2021 yılı nasıl geçti? Bilişim Sektörünün 2021 yılında kayıp ve kazanımlar açısından kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Özellikle son iki senedir süregelen bir pandemi (küresel salgın) var. Tüm dünyayı etkisi altına alan bu durum 2021’de de halihazırda birçok sektörü etkiledi. Pek çok sektör pandemiden olumsuz etkilense de bilişim sektörünün önemli bir kısmının olumlu etkilendiğini söyleyebiliriz. Zira pandemiyle hayatımıza giren uzaktan çalışma stilleri, izolasyon tedbirleri, sosyal mesafe kuralları gibi yeniliklere uyum çabaları bilişim şirketlerinin geliştirdikleri ürün ve çözümlerle başarıya ulaştı. Faaliyet gösterdiğimiz bulut servis sağlayıcıları pazarı da bu dönemde büyümesine ivme kazandıran bir sektördü. Zira bulut yıllardır konuşulan bir konu olmasına rağmen pandemi dönemine kadar önemi pek de anlaşılamamıştı. Pandemide özellikle uzaktan çalışma stilleri bulut pazarının büyümesini sağladı. Biz de 2021 yılını 70+ çalışan ile kapattık ve kapasite olarak yönettiğimiz 50 Petabayt ile bulut sektöründeki liderliğimizi koruyoruz. Bu sebeple 2021 yılının hatta son iki yılın bilişim sektörü için talep anlamında oldukça verimli olduğunu söyleyebiliriz. Ancak sektörün ekonomik belirsizlikler ve özellikle kur dalgalanmaları nedeniyle zorlu bir yıl geçirdiğini de kabul etmek gerekiyor. Öte yandan sektörde önemli bir istihdam sorunu yaşanıyor. Pandemide yeni iş stili haline gelen uzaktan ve esnek çalışma stilleri yurtdışında faaliyet gösteren şirketlerin Türkiye’deki çalışanları hedeflemesine neden oldu. Kur dalgalanmaları da artınca pek çok şirketin çalışanlarını özellikle mühendislerini kaybettiğini söyleyebiliriz. Bu sorunun şimdiden sektörde oldukça olumsuz sonuçlar doğurduğunu görüyoruz.

Bilişim Sektörü açısından 2022 yılı ve sonrası için beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

TÜBİSİAD’ın Deloitte ile hazırladığı ve Temmuz 2021’de yayınladığı Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü 2020 Pazar Verileri raporuna göre Global BİT pazar büyüklüğünün 2021 yılında %8,4 büyüme ile 4,1 trilyon dolar seviyesine ulaştıktan sonra yıllık %5,3 büyüme ile 2025 yılında 5,0 trilyon dolar büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor. 2020 yılında hayatımıza giren pandemi ilk yılında gerek bireyleri gerek şirketleri gerekse kamuyu bir nebze paniğe uğrattı. Bu nedenle bilişim çalışmalarının 2020’de düşük seyrettiğini ancak 2021’de artık bilişim teknolojileri ile pandemiyle mücadele etme yollarının giderek artması, aşı çalışmalarının sektörleri rahatlatması, dünyada yaşanana politik belirsizliklerin önemli ölçüde giderilmesi, uzaktan çalışma yöntemlerinin artık yeni normal haline gelmesi gibi olumlu gelişmeler sektörün büyümesini sağladı. 2022’de de özellikle, yapay zekâ, nesnelerin interneti, bulut bilişim, siber güvenlik gibi kritik teknoloji alanlarında büyümenin süreceğini düşünüyoruz.

Bulut pazarı özelinde değerlendirecek olursak; International Data Corporation’a (IDC) göre, dünya çapındaki kuruluşlar, önümüzdeki 2 yıl içinde dijital dönüşüm programlarını desteklemek için bulut platformlarını kullanmaya başlayabilir. Rapora göre, sürdürülebilirlik konusunda bulut teknolojisinin 2021’den 2024 yılına kadar dünya genelinde 1.014 milyon metrik ton karbondioksiti önleyeceği düşünülüyor. Türkiye’deki genel bulut pazarı, halihazırda yüzde 24 büyüme kaydediyor. Ayrıca bu yıl içerisinde tüm kurumsal pazarın yüzde 50’sinin çoklu bulut kullanması bekleniyor. Türkiye bulut pazarına yönelik 2022 öngörülerini şöyle açıklayabiliriz; bulut sağlayıcılara ve brokerlara olan talepler artabilir. Hibrit bulut uygulamalarının artması ile bulut orkestrasyon ve bulut yönetimi çözümlerine ihtiyaç duyulabilir.

Önceki Büyük Birader'in (Big Brother) Gizli Güncesi ve Gözetim Toplumu
Sonraki Nisan 2022 Bilişim Dergisi

Benzer Yazılar

Röportajlar 0 Comments

BM-CEPA Üyesi ve TODAİE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türksel Kaya Bensghir ile Söyleşi

BM- CEPA Üyesi ve TODAİE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türksel Kaya Bensghir: BM Kamu Hizmet Ödüllerine İlgi Ülkemizde UYAP’ın Başarısı ile Arttı…